FETÖ'nün "Güneydoğu mülkiye yapılanması" itirafçı ifadesinde

- Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve FETÖ'nün Mardin-Şırnak illerinden sorumlu "mülkiye abisi" olduğunu itiraf eden A.Y'nin ifadeleri, örgütün "Güneydoğu mülkiye yapılanması"nı deşifre etti - Örgütün mülkiye yapılanmasında Diyarbakır'ın üst konumda olduğunu anlatan eski öğretmen A.Y, Diyarbakır'a bağlı Mardin-Şırnak, Siirt-Batman, Diyarbakır-Bingöl, Elazığ-Malatya-Tunceli şeklinde 4 alt bölge bulunduğu bilgisini verdi - A.Y'nin ifadesinden: - "17-25 Aralık sürecinden önce sorumlu abiler olarak kendi araçlarımızla sohbet düzenlenen adrese gidebiliyorduk ancak bu uygulama 17-25 Aralık sürecinden sonra yasaklandı, kiralık araçlarla gidilmesi istendi" - "Cemaat mensubu kaymakamın konutuna sorumlu abi defalarca gitmişse, yeni gelen kaymakam da eğer cemaat mensubuysa şoför ve koruma polislerinin değiştirilmesi istenirdi. Yani görevlilerin yeni kaymakam zamanında da aynı sorumlu abiyi görmesi istenmezdi"

FETÖ'nün

GAZİANTEP (AA) - ADSIZ GÜNEBAKAN - Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren A.Y, örgütün "Güneydoğu mülkiye yapılanması"nı deşifre etti.

Gözaltındaki sorgusunda Mardin ve Şırnak illerindeki kaymakam ve vali yardımcılarından sorumlu olduğunu itiraf eden eski öğretmen A.Y'nin ifadesi, Gaziantep'teki çeşitli mahkemelerde yargılanan eski kaymakamların dava dosyalarına eklenmek üzere gönderildi.

İfadesinde FETÖ ile Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde okuduğu 1997-2002 yılları arasında tanıştığını anlatan A.Y, 2011 yılında Mardin'e öğretmen olarak atandıktan sonra Nusaybin ve Kızıltepe ilçelerinde görev yaptığını belirtti.

Daha önceden tanıdığı "Tuncay" kod adlı C.Y'nin 2012 yılının yaz aylarında kendisini İstanbul'a davet ettiğini belirten A.Y, ifadesinde "Daha sonra mülkiye yapılanmasının Türkiye sorumlusu olduğunu öğrendiğim 'Ahmet' kod isimli kişiyle görüştüm. Bana Mardin'e döndükten sonra alacağım görevin önemli olduğunu anlattı." beyanında bulundu.

Mardin'e döndükten bir süre sonra C.Y. ile buluştuklarını belirten A.Y, şu bilgileri verdi:

"C.Y. bana 'Seni görüştüreceğim kişilere gerçek adını söyleme, kendine bir müstear isim belirle' dedi. Ben de kendisine Halil ismini kullanacağımı söyledim. Dönemin Nusaybin Kaymakamı'na ait polis tarafından korunan konuta girdik. Bu evde bizden başka Nusaybin Kaymakamı M.G, dönemin Mardin vali yardımcıları H.A. ve S.P. vardı. Bir saat kadar sohbet ettik. Tanışma konuşmaları yaptık ve benim yönetimimde yapılacak örgüt sohbetini hangi tarih ve saatte yapacağımızı planladık."

A.Y, toplantıları 15 günde bir sırasıyla mülki idare amirlerinin evinde gerçekleştirdiklerini anlatarak, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde Mardin-Şırnak alt bölge sorumlusu sorumlusu olduğunu ve Diyarbakır üst bölge sorumlusu C.Y'ye bağlı olduğunu aktardı.

- "Adres şaşırtmacası yapılması istendi"

A.Y, 17-25 Aralık'tan sonra toplantıları ayda bir yaptığını, 2014 yılının yaz aylarında C.Y'nin İstanbul'a gittiğini, yerine "Melih" kod adlı B.Ş'nin atandığını anlattı.

Yeni atanan kaymakam ya da vali yardımcısının "çetele" bilgisinin sorumlu olduğu kişiden geldiğini aktaran A.Y, bu bilgilerin "bu arkadaş bizdendir, sohbetleri aksatmaz, sıkıntılı olmayan biridir, ödemeleri düzenli yapar/aksatır" şeklinde olduğunu kaydetti.

Mülkiye yapılanmasında Diyarbakır'ın üst konumda olduğunu dile getiren A.Y, Diyarbakır'a bağlı Mardin-Şırnak, Siirt-Batman, Diyarbakır-Bingöl, Elazığ-Malatya-Tunceli şeklinde 4 alt bölge bulunduğunu ifade etti.

Mardin-Şırnak alt bölge sorumlusunun kendisi, Siirt-Batman alt bölge sorumlusunun "Sami" kod adlı , Diyarbakır-Bingöl birinci alt bölge sorumlusunun "Orhan" kod adlı N.D ve ikinci alt bölge sorumlusunun "Ahmet" kod adlı M.Ş, Elazığ-Malatya-Tunceli alt bölge sorumlusunun "Faruk" kod adlı Ö.H.K. olduğunu kaydeden A.Y, sözde Türkiye mülkiye mahrem yapılanma sorumlusunun ise E.K. olduğunu ve kendisine bağlı 8-10 üst bölge il bulunduğunu anlattı.

Mülkiye yapılanmasının genel talimat ve uygulamaları hakkında da bilgiler veren A.Y, şöyle devam etti:

"Kaymakamlık konutlarında Fetullah Gülen ile cemaate ait kitapları bulundurmamaları istenirdi. Kitapları biz verir, kısa zamanda okuyup geri vermelerini isterdik. 17-25 Aralık sürecinden önce sorumlu abiler olarak kendi araçlarımızla sohbet düzenlenen adrese gidebiliyorduk ancak bu uygulama 17-25 Aralık sürecinden sonra yasaklandı, kiralık araçlarla gidilmesi istendi. Yine 17-25 Aralık'tan sonra cemaat mensubu kaymakam ve vali yardımcılarının, daha önceden bir cemaatle temasları olduysa, o cemaate mensup olduğu izlenimini vermek için ziyaret edilerek adres şaşırtmacası yapılması istendi. Cemaat mensubu kaymakamın konutuna sorumlu abi defalarca gitmişse, yeni gelen kaymakam da eğer cemaat mensubuysa şoför ve koruma polislerinin değiştirilmesi istenirdi. Yani görevlilerin yeni kaymakam zamanında da aynı sorumlu abiyi görmesi istenmezdi."

A.Y, örgüt üyesi kaymakam ve vali yardımcılarının diğer meslektaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde örgüte mensup oldukları şüphesini uyandıracak hareketlerden ve sözlerden kaçınmalarının istendiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarının cemaate bakış açılarının ne olduğu konusunda istihbari bilgi toplamaları istenirdi. Evlerindeki televizyonlarda bir numaralı kanala Samanyolu TV'nin kaydedilmemesi, daha alakasız bir numaraya, örneğin 74 numaralı kanala veya 125 numaralı kanala kayıt yapmaları istenirdi. Twitterda 'Fuat Avni' hesabını takip etmeleri istenmezdi, bakanların ve cumhurbaşkanının twitlerini retweet yapmaları istenirdi." ifadelerini kullandı.

Mülkiye mahrem yapılanmasında görev alacak bölge sorumlularının özel olarak seçildiğini anlatan A.Y, gizliliğe de aşırı önem verildiğini kaydetti.

- "Yönetici abi Viber kullandı"

A.Y, ByLock programının 2014-2016 yılları arasında kullanıldığını, 2016 yılının başından darbe girişimine kadar "Tango" görünümlü bir programın kullanıldığını aktararak, sadece "yönetici abiler" arasında Viber programı kullanıldığını kaydetti.

Kendisinin de "mercan47" adıyla ByLock kullandığını kabul eden A.Y, şunları aktardı:

"C. abi bana her gruptan bir kişiye ByLock yüklenmesini ve onunla irtibat kurarak toplantılara katılım sağlanmasını söyledi. Bundan dolayı ben A.C'ye sim kartsız ByLock yüklü tablet verdim. Her grup için birer taneydi. C. abi toplam 3 tablet verdi. Daha sonra hatırladığım kadarıyla iki defa, grupların değişmesi, atamalar ve gruplarda iletişim kuracak ByLock kullanıcısı kalmaması sebebiyle tablet ihtiyacı hasıl oldu. Kendim 2 tablet aldım. Ataması yapılan kaymakam ya da vali yardımcıları tabletleri bana geri verirdi."

A.Y, örgüt mensubu 30'dan fazla mülkiye amirini de fotoğraflarından teşhis etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER