TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Midyat çadır kente incelmelerde bulundu.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) koordinesinde Midyat Akçakaya Mahallesi Geçici Konaklama Tesisi'ndeki çadır kente incelmelerde bulundu.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Midyat çadır kente incelmelerde bulundu.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) koordinesinde Midyat Akçakaya Mahallesi Geçici Konaklama Tesisi'ndeki çadır kente incelmelerde bulundu.

 

İnsan hakları alt komisyonu olarak, bölgede huzur ortamının oluşmasını istediklerini ifade ederek, “bütün devletlerden, hükümetlerden talebimizde bu barış politikalarının iyileştirilmesini istiyoruz. Kimse elinde silahla buralarda terör estirmesini istemiyoruz. Bu IŞID olu başka bir örgüt olur. Hiçbir konuda kimseye rıza gösteremeyiz.”dedi.

 

Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, Ankara Milletvekili Ülker Güzel, Kahraman Marak Milletvekili Sıtkı Güvenç, Ordu Milletvekili İhsan Şener, Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve Van Milletvekili Kamal Aktaş Irak IŞID saldırıları nedeni ile Türkiye’ye sığınan  Iraklıların durumunu incelmek üzere Midyat’ta geldi.

 

Beraberinde bazı komisyon üyeleri ile Midyat’ta gelen Üstün, Kaymakam Oğuzuhan Bingöl, Mardin İl Afet ve Acil Durum Müdürü Davut Esen tarafından karşılandı. Heyete buradaki çadırkentte yerleştirilen mülteciler hakkında bilgilendirme yapıldı. Yapılan bilgilendirmenin ardından Irak’tan ve Suriye’den gelen mülteciler çadırları gezildi. Irak’ta IŞID e karşı savaşta hayatını kaybeden Murat Karohoday’ın yakınlarına baş sağlığı dileğimde bulunarak taziye dileklerinde bulundular. Üstün ve beraberindeki heyet temasları kapsamında ayrıca çadırkent yakınlarında oluşturulan, “Türkiye ve Suriye Sevgi Ormanı”nda fidan diktiler. Dikilen fidanlara can suyu verdiler. Ayrıca, Çadırkentte oluşturulan eğitim-öğret, sosyal çadırları gezildi.

 

Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, daha sonra gazetecilere burada açıklamalarda bulundu. Üstün, Üç buçuk yıldan beri başta Suriye olmak üzere komşu ülkelerimizde bir karışıklık var. Bu karışıklıklar ortaya çıktıktan sonra hükümetimiz açık kapı politikası izleme kararı aldı. Bu ne anlam ifade ediyor? Suriye de Irakta komşu ülkelerde başı sıkışan kim olursa olsun dinine ırkına, diline, mezhebine meşrebine bakmadan alacağını ifade etti. Türkiye'nin göç uygulamaları konusunda dünyaya örnek olduğuna işaret eden Üstün, şunları kaydetti:”

 

Türkiye, göç uygulamaları konusunda dünyaya örnek olabilecek bir ülke konumunda:

Türkiye’ ye bu süreçte gelen göçmen sayısı bir buçuk milyonu geçtiğini sözlerine ekleyen Üstün, “Bunların bir kısmı evlerde kendi imkânlarıyla kalıyor. Bir kısmı da burada gördüğünüz gibi AFAD’ın oluşturduğu çadır kentlerde, konteynır kentlerde kalıyor. Bir kısmı da sivil toplum kuruluşlarımız tarafından barındırılıyor ve kendilerine yardımcı olunuyor. Diye konuştu.

 

Bu gün burada insan hakları komisyonunda oluşturduğumuz göç alt komisyonu olarak, bize sığınan bize gelen komşularımızın durumunu incelemek adına bir gezi yapmış bulunmakta olduklarını hatırlatan Üstün açıklamasını şöyle sürdürdü: “Daha önceki yıllarda yine Hatay’da, Kilis’te, Şanlıurfa’da batı ilerimizde de İzmir’de ve İstanbul’da yaptık ve raporlarımızı yayınlamıştık. Bu raporlarda da göreceğimiz gibi Türkiye göç uygulamaları konusunda dünyaya örnek olabilecek bir ülke konumunda. Çıkardığı bir kanunla da bunu ortaya koydu, yeni bir göç kanunu, yabancılar kanunu var. Ayrıca uygulamalarıyla da örnek teşkil etmektedir. Biraz önce de belirttiğim gibi açık kapı politikası izliyor, kendine sığınanın kimliğini sormadan kabul ediyor ve ona yardım ediyor. Arkamızda bulunan çadır kentin bir kısmında Ezidiler ve Hıristiyanlar kalıyor. Aynı çadır kentin başka bir bölümünde de Suriye’den gelen Müslümanlar kalıyor. Burada barış içerisinde, huzur içerisinde yaşıyorlar. İnşallah bizim arzumuz bir an önce bu olaylar biter ve bu insanlar kendi memleketlerine, evlerine, yuvalarına döner.”

 

Bu topraklarda paylaşma kültürü var:

Burada barınma yardımı ve gıda yardımı yapılıyor, eğitim yardımı yapılıyor, sağlık yardımı yapılıyor. Küçük bir ilçe mesabesinde, nüfusu 6 bin i geçmiş durumda olduğunu söyleyen Üstün şöyle devam etti: “Elbette ki burası geçici bir mekân, geçici bir kamp. Zorlukları da vardır ama Suriye ve Irak’ta yaşananlar göz önünde bulundurulduğunda en azından burası güvenli bir mekandır. Dediğimiz gibi Türkiye bu manada bölgesinde güçlü bir devlet, bizim arzumuz bir an önce bu olayların bitmesi ve bu insanların bir an önce Suriye ve Irak’a dönmüş olması. Suriye’de 300 bin civarında insan öldürüldü, bunun 2000’i kimyasal silah ile gerçekleşti. Bu işin kimyasal silahı, konvansiyonel silahı, tankı, tüfeği kalmadı. Ölüm varsa karşı çıkmamız lazım. Kobani’de ölüm var mı? Buna karşı çıkmamız lazım. Bizim felsefemiz budur. Yoksa takla, tüfekle, kazmayla, kürekle öldür ama gazla öldürme; bu artık terk edilmesi gereken bir anlayıştır. Nerede bir ölüm varsa hepsine itiraz etme durumundayız.

 

Burada kalan göçmenlerin bizden bazı talepleri oldu. Daha çok gelen talepler mümkünse başka ülkelere, özellikle Ezidiler, gidebilme imkanlarını arıyorlar. Birleşmiş milletlere ulaşmak istiyorlar. Bu olamazsa bizlere bir mektup verdiler, bu mektupları biz insan hakları komisyonu aracılığıyla birleşmiş milletlere ileteceğiz. Biz kendilerine burada kalabilirsiniz, ülkelerinize dönebilirsiniz veya başka bir ülkeye gidebilirsiniz. Bunda serbestsiniz dedik. Şunu da ifade ettik; olaylar başladıktan beri Türkiye bir buçuk milyon insan kabul etti, belki daha da kabul etmeye devam edecek. Ama yıllardan göç aldığını iddia eden Avrupa olaylar başladığından beri 30 bin civarında insanı kabul etti. Onlar seçmece nerdeyse alıyor. Doğrusu Avrupa’nın bu göç konusunda samimi olduğunu düşünmüyorum. Bu topraklarda paylaşma kültürü var. Türkünde, Kürdün’de, Arabında herkeste vardır paylaşma kültürü. Dünyada da bir paylaşma kültürü olması lazım.

 

Türkiye bir bakanımızın da dediği Birleşmiş Milletler değil. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler gibi davranmasını istiyor bazı devletler. Bizim bir ekmeğimiz bile olsa komşumuzla paylaşırız fakat dünyadaki diğer devletlerinde sorumluluk alması gerekiyor. Bizim beklentimiz budur.”şeklinde açıklamalarda bulundu. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün ve beraberindeki heyet daha sonra Mor Gabriel Manastırını ve Metropolit Samuel Aktaş ziyaret etti. Heyet daha sonra Midyat;’tan ayrılarak Mardin’e hareket ettiler.

 

 


Kaynak: www.midyatweb.com

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER