Daha önce ana sayfanın ziyaretçi defterinde şiirsel olarak değindiğim bazı gelenekleri tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum
Daha önce ana sayfanın ziyaretçi defterinde şiirsel olarak değindiğim bazı gelenekleri tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum. O günler (1970’li yıllar) büyüklerin yanında rahatça oturmak, rahatça karnını doyurmak, canı istese bile çay’a iki şekerden fazla atmak, rahatça duyguları ifade etmek, öz çocuğunu(erkekler için )sevmek/öpmek, espri yapmak, hanımı’nı/beyi’ni ismi ile çağırmak hanımı ile aynı hizada yürümek, erkeklerden önce(hanımlar için)karşıdan karşıya geçmek, kızların rahatça dışarıda gezmeleri ve okula gitmeleri azarlanacak davranışlardı. Doğru veya yanlış her şeyden önce erkeklerin sözü geçerliydi. Hatta kırk hanımın aklını bir tavuk aklıyla kıyaslayanlar, onları haksızlığa boyun eğdirmeyi şeref bilenlerde vardı. Bütün bu olumsuzluklara rağmen iyi şeylerde eksik değildi. Mesela; yardımlaşma akraba ziyaretleri, hasta ziyaretleri, asker uğurlama/karşılama bu günlere nazaran daha fazlaydı. Özellikle paylaşma olarak bilinen imece usulü yaygındı.mesela,en yaygını;hanımlar için unutulmaz bir iş paylaşımı vardı; bu iş hızlılık gerektirdiği için imece usulüne baş vurulurdu. Zamanında evlerin şehriye ihtiyacı bu usulle karşılanırdı. Genellikle akraba hanımlar, belirli gün ve evde toplanırlar ogün o evin şehriye ihtiyacını karşılarlardı. İşin en ilginç yanı genç kızların işten çok sohbete dalmalarıydı. Küçükler bir hamur parçası kaptımı keyiflerine denilecek yoktu. Bu iş gecenin geç saatlerine kadar sürerdi işler biter bitmez ev sahibinin ceviz pestil ikramıyla son bulurdu.
Yazı: İsimsiz Kahraman - Kinderip.Net