<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel>
    <title>Midyat Gazete - Midyat Haberleri</title>
    <link>http://www.midyatgazete.com/</link>
    <description>Midyat&amp;#039;ın Gür Sesi </description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="http://www.midyatgazete.com/rss" type="application/rss+xml" rel="self"/>
    <language>tr_TR</language>
    <copyright>Copyright 2026, Midyat Gazete - Midyat Haberleri</copyright>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 18:25:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <item>
      <title><![CDATA[UDEF yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Bolat ile röportaj]]></title>
      <link>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/udef-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ali-bolat-ile-roportaj-h2523.html</link>
      <description><![CDATA[UDEF yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Bolat, Gazeteci Yazar Adnan Oğuz'un sorularını yanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="iceriks"><p><span>Uluslararası &Ouml;ğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) y&ouml;netim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Bolat UDEF' in kuruluşu, faaliyetleri ve T&uuml;rkiye' de okuyan misafir &ouml;ğrenciler hakkında a&ccedil;ıklamada bulundu.</span></p><p><br /><span>Biz bir milletiz</span></p><p><span>Uluslararası &Ouml;ğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) y&ouml;netim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Bolat UDEF' in kuruluşu, faaliyetleri ve T&uuml;rkiye' de okuyan misafir &ouml;ğrenciler hakkında Midyat Web' e r&ouml;portaj verdi.&nbsp;</span></p><p><span>UDEF y&ouml;netim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Bolat; Gazeteci Yazar Adnan Oğuz'un sorularını yanıtladı.</span></p><p><span>&nbsp;<br />Adnan Oğuz; UDEF ve &uuml;lkemizde okuyan misafir &ouml;ğrenciler hakkında &ouml;ncelikle genel bir bilgi alabilir miyiz sizden?<br />&nbsp;<br />BOLAT -UDEF uluslar Arası &Ouml;ğrenci Dernekleri Federasyonu 42 derneğin bir araya gelerek oluşturduğu bir federasyon. Yurt dışından T&uuml;rkiye' ye gelip eğitim alan uluslararası &ouml;ğrencilere hizmet eden derneklerin bir araya gelerek oluşturduğu bir federasyon.<br />&nbsp;<br />&Uuml;lkemizde aşağı yukarı şu anda 80 bin &ouml;ğrenci var. Bunlar lise, lisans, y&uuml;ksek lisans ve doktora eğitimi alan minimum &uuml;lkemizde 4- 5 yıl kalan &ouml;ğrenci rakamı.<br />&nbsp;<br />2004 yılında SADER Sosyal Araştırmalar ve K&uuml;lt&uuml;rler Arası Dayanışma Derneği olarak başladığımız uluslararası &ouml;ğrencilere yardımcı olma, kardeş olma seferberliğinde, zaman i&ccedil;erisinde 2008' de Babı &Acirc;lem Uluslararası &Ouml;ğrenci Derneğini kurduk. 2011 yılında 11 dernek bir araya gelerek UDEF' i kurduk ve şu anda 42 dernek var b&uuml;nyemizde, dernek olmayan illerimiz de de, 20 kadar ilimizde temsilcilerimiz mevcut.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- T&uuml;rkiye' de ne kadar uluslararası &ouml;ğrenci var?<br />&nbsp;<br />BOLAT -80 bin civarında olan bu uluslararası &ouml;ğrencilerin yaklaşık 20 bini ile UDEF b&uuml;nyesinde beraberiz. UDEF bir Ensar olma, &uuml;lkemize gelen misafirlere ev sahibi olma hareketi. T&uuml;m&uuml;yle sivil bir hareket, her hangi bir &ouml;zel camia, cemiyet, cemaat bağlantısı yok. Her fraksiyondan insanların bir araya geldiği, beraber &ccedil;alıştığı bir kuruluş. Asıl &ccedil;alışma alanı uluslararası &ouml;ğrencilerdir. T&uuml;rkiyeli &ouml;ğrencilerle ilgili her hangi bir &ccedil;alışması yok. Minimum 4- 5 yıl &uuml;lkemizde kalan misafir &ouml;ğrencilerle ilgili bir &ccedil;alışma bu. UDEF bu işi yapan derneklerin &ccedil;atı kuruluşudur.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- Yabancı &ouml;ğrenci tanımlaması yapılıyor gelen misafir &ouml;ğrencilere bu konuda ne s&ouml;ylemek istersiniz?<br />&nbsp;<br />BOLAT -2004' te ilk derneğimizi kurduğumuzda biz de yabancı &ouml;ğrenci diyorduk. Fakat ilk altı ayda bunun yanlış olduğunu, daha doğru bir tanıma ihtiyacımız olduğunu anladık. O zamandan beri misafir &ouml;ğrenci diyoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &uuml;lkemize gelen &ouml;ğrencilerin y&uuml;zde 95' i zaten M&uuml;sl&uuml;man insanlar, bizimle &ccedil;ok ortak paydaşları var. Onlara yabancı demek bize o anlamda ters geliyor. Kaldı ki Gayri M&uuml;slim de olsa &uuml;lkemize gelen bir insana yabancı diyemeyiz. O da olsa olsa misafirimizdir. O y&uuml;zden biz bu tanıma karşı savaş a&ccedil;tık ve misafir &ouml;ğrenci tanımını her ortamda her platformda kullandık. Resmi anlamda da artık yabancı &ouml;ğrenci tanımı kullanılmıyor, Uluslararası &ouml;ğrenci tanımı mevcut.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- Gayri M&uuml;slim &ouml;ğrenciler dediniz, var mı Gayri M&uuml;slim &ouml;ğrenci b&uuml;nyenizde?<br />&nbsp;<br />BOLAT -T&uuml;rkiye genelinde olsun, UDEF b&uuml;nyesinde olsun Gayri M&uuml;slim &ouml;ğrenciler. Biz de y&uuml;zde 5 oranında bir Gayri M&uuml;slim &ouml;ğrenci kitlesi var. Hıristiyan &ouml;ğrenciler var, Budist &ouml;ğrenciler var. &Ccedil;ok az sayıda Şaman &ouml;ğrenci g&ouml;rd&uuml;k. Biz aynı şekilde bize gelen &ouml;ğrenci ister Gayri M&uuml;slim olsun ister M&uuml;sl&uuml;man olsun, T&uuml;rk&ccedil;e gerekiyorsa rehberlik danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bu anlamda bir ayrımcılık s&ouml;z konusu değil. T&uuml;rkiye' ye &ouml;ğrencilik i&ccedil;in gelmiş bir insan hangi dinden olursa olsun misafirimiz olması konusunda bizim a&ccedil;ımızdan bir engel yok. Bununla beraber &uuml;lkemize gelipte M&uuml;sl&uuml;man olan &ouml;ğrenciler de var. Faaliyetlerimize katılıp T&uuml;rkiye' yi ve bizi tanıyan &ouml;ğrenciler arasında M&uuml;sl&uuml;man olanlar oldu.<br />&nbsp;<br />OĞUZ - Misafir &ouml;ğrencilere y&ouml;nelik ne t&uuml;r faaliyetler yapıyorsunuz?<br />&nbsp;<br />BOLAT -T&uuml;rkiye' ye gelen &ouml;ğrencilere bizimle irtibata ge&ccedil;tiği takdirde hava alanına inişinden &ouml;ğrenciliğine başlayıp okulunu bitirinceye kadar irtibat halinde oluyoruz. Yardımcı oluyoruz bir&ccedil;ok konuda. Barınma konusunda mesela ilkin sıkıntı yaşıyorlar. Ev kiralayacak T&uuml;rkiyeli kefil istiyorlar ondan biz gidip kefil oluyoruz veya bir yurda yerleştiriyoruz. Dil &ouml;ğrenmelerine yardımcı oluyoruz. Resmi kurumların verdiği dil eğitimi dışında biz kendi b&uuml;nyemizde pratik yaptırarak T&uuml;rk&ccedil;eyi daha rahat &ouml;ğrenmelerine yardımcı oluyoruz. Mesela bu pratiklerden bir tanesi de grup halinde pazara g&ouml;t&uuml;r&uuml;p sokak dilini &ouml;ğrenmesi i&ccedil;in yaptığımız etkinlikler bile oldu. &Uuml;niversitelere yerleşmelerinde, tercih yapmalarında, &uuml;niversiteleri tanımaları konusunda yardımcı oluyoruz. İkamet ve resmi evrak konularında yardımcı oluyoruz. Kardeş kuruluşlarımızda onlara staj imkanı sunuyoruz. Onlara y&ouml;nelik etkinlikler d&uuml;zenliyoruz. Sinema, tiyatro, spor vs. sene i&ccedil;erisinde bir&ccedil;ok etkinliğimiz oluyor. Kendi &uuml;lkelerini tanıtmalarını sağlayacak &uuml;lke tanıtım g&uuml;nleri d&uuml;zenliyoruz. &Uuml;lkemize adaptasyonlarını sağlayacak faaliyetlerimiz oluyor. Diyelim okulunu bitirdi gidiyor. Hava alanına kadar uğurlayarak gelişinden gidişine b&uuml;t&uuml;n &ouml;ğrencilik yaşamı boyunca yanında oluyoruz. Acı ve tatlı b&uuml;t&uuml;n zamanlarında yanlarında oluyoruz kısacası.<br />&nbsp;<br />OĞUZ - Bir sloganınız var mı?<br />&nbsp;<br />BOLAT -Evet, sloganımız, &ldquo;Biz bir milletiz&rdquo;&hellip; Sloganımız ilk yola &ccedil;ıktığımız dernek olan SADER' in sloganıydı. Şu anda b&uuml;t&uuml;n derneklerimizin sloganı&hellip; Evvela biz Hazreti Adem ve Hazreti Havva' dan gelen insanlar olarak bir milletiz ve M&uuml;sl&uuml;manlar olarak aynı inancı taşıdığımız i&ccedil;in de bir milletiz, beraberiz. Bunu yaşamaya &ccedil;alışıyoruz.</span></p><p><span>OĞUZ- İstanbul ve &ccedil;evresi dışında, mesela İ&ccedil; Anadolu olsun Doğu ve G&uuml;neydoğu Anadolu olsun, nasıl bir us&uuml;l ve y&ouml;ntemle yapı kuruyorsunuz?<br />&nbsp;<br />BOLAT -2011 de UDEF' in kurulmasıyla beraber dernek sayımızda ciddi bir artış oldu. Tabi yeterli sayıda &ouml;ğrencinin olmadığı şehirlerimiz var. Burada fazla bir etkinliğimiz olmuyor. Faraza Aksaray' da misafir &ouml;ğrenci olacak ki biz oraya gidelim dernek kuralım. &Ouml;ğrenci arttık&ccedil;a bizim de teşkilatlanma &ccedil;alışmalarımız arttı. &Uuml;niversitelerden aldığımız rakamlara binaen hangi ilde &ouml;ğrenci artmış, hangi ilde &ccedil;alışmamız lazım ona karar veriyoruz. Ge&ccedil;en sene &ouml;rneğin K&uuml;tahya' da 160 &ouml;ğrenci vardı. K&uuml;tahya' ya gittik, kardeş kurumlarımız ve dostlarımız vasıtasıyla oradaki duyarlı insanlara bilgi verdik. Onlar da orada bir uluslararası &ouml;ğrenci derneği kurdular. Derneği kurduktan sonra da federasyonumuza &uuml;ye oldular. İyi ki de derneğimizi kurmuşuz &ccedil;&uuml;nk&uuml; K&uuml;tahya' da bu yıl misafir &ouml;ğrenci sayısı 700 oldu. Bizim &ouml;rg&uuml;tlenme bi&ccedil;imimiz bu şekilde. Bir ilde bulunan misafir &ouml;ğrenci sayısına g&ouml;re &ccedil;alışmalarımızı yapıyoruz. &Ouml;rneğin Mardin' de &uuml;niversiteden gelen bilgiye g&ouml;re &ouml;ğrenci sayısı 25, bu sayıdaki &ouml;ğrenci i&ccedil;in dernek kuramayız. Yeterli sayıya ulaşınca inşallah derneğimizi kuracağız. Sayı konusunda aldığımız karar şu, 200 &ouml;ğrenciye ulaşılan illerde derneğimizi kurmaya başlıyoruz. Sayı daha az ise g&ouml;n&uuml;ll&uuml; temsilcilerimiz vasıtasıyla o &ouml;ğrencilere ulaşıp yardımcı olmaya &ccedil;alışıyoruz. Bu anlamda bizim amacımız muhataplık kurup, irtibat kurup yardımcı olabilmek.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- Siz gelen &ouml;ğrencileri yakından g&ouml;r&uuml;yorsunuz, k&uuml;lt&uuml;r şoku yaşama noktasında veya başka sıkıntılar olsun gelenler T&uuml;rkiye' de ne gibi zorluklarla karşılaşıyorlar?<br />&nbsp;<br />BOLAT -Yaşadıkları zorluklar ve şoklar bizim &ouml;ğrencilerin yaşadıklarının belki iki katı belki de daha fazla diyebilirim. B&ouml;lgelere g&ouml;re değişebiliyor bu durum. Mesela Balkanlardan gelen &ouml;ğrenci &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir k&uuml;lt&uuml;r şoku yaşamıyor. Veya Kafkasya ve Ortadoğu gibi yakın b&ouml;lgelerden gelenler &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir k&uuml;lt&uuml;r şoku yaşamıyor. Buralar bir anlamda &uuml;lkemize benziyor. Afrika' nın Sahra Altı b&ouml;lgesinden ve G&uuml;ney Doğu Asya' dan gelenler i&ccedil;in aynı şeyi s&ouml;yleyemem. Onlar daha &ccedil;ok yabancılık yaşıyor. Alışma s&uuml;re&ccedil;leri daha zor ge&ccedil;iyor. T&uuml;rk&ccedil;eyi &ouml;ğrenme s&uuml;releri de bu yakınlık uzaklık ilişkisine g&ouml;re değişiyor.<br />&nbsp;<br />Bu k&uuml;lt&uuml;r şoku gibi zorlukları atlatma konusunda ilk &uuml;&ccedil; ay &ccedil;ok &ouml;nemli. İlk &uuml;&ccedil; ayı atlatan genelde okulu bitene kadar kalıyor. 1991 ile 2011 yılları arasında gelen &ouml;ğrencilerin sayısı 100 bin bunlardan sadece 20 bin kadarı okulunu bitirmiş. 80 bin bırakmış, ya T&uuml;rk&ccedil;e &ouml;ğrenirken, ya da okulu bırakıp gitmiş. Burada hem sıkıntılar yaşamışlar hem de muhatap bulamamışlar bu geri d&ouml;n&uuml;şlerde veya buradan başka bir &uuml;lkeye gitmede en b&uuml;y&uuml;k sebep. Kurumlarda ve &ccedil;evrede dil bilen insanların olmayışı sıkıntılarını katlıyordu bir taraftan. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z de ise k&uuml;lt&uuml;r şoku nedeniyle geri d&ouml;nen &ouml;ğrenci &ccedil;ok az. Farklı sorunlardan dolayı d&ouml;nenler mevcut tabii. Mesela sağlık sigortası y&uuml;z&uuml;nden, y&uuml;ksek har&ccedil;lar y&uuml;z&uuml;nden okumayıp d&ouml;nenler var.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- T&uuml;rkiye' yi neden tercih ediyor bu kadar &ouml;ğrenci?<br />&nbsp;<br />BOLAT -T&uuml;rkiye' de 180 &uuml;lkeden &ouml;ğrenci var. Hepsinin farklı farklı tercih etme sebepleri var. En genel anlamda T&uuml;rkiye cazip geliyor. Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş &uuml;lkelerden daha ucuz, ABD ve Avrupa dışındaki &uuml;lkelere g&ouml;re de T&uuml;rkiye' de bir &ouml;ğrenci daha iyi eğitim alabiliyor. İstikrarlı olması, d&uuml;nyada sevilen bilinen bir &uuml;lke olması, kolay vize alınan bir &uuml;lke olması ve M&uuml;sl&uuml;man bir &uuml;lke olması &ouml;ğrencileri kendine &ccedil;ekmesini sağlıyor. &Ouml;zellikle M&uuml;sl&uuml;man bir &uuml;lke olması &ouml;ğrenci gelişinde &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir etken&hellip; Zaten M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkelerden daha &ccedil;ok &ouml;ğrenci geliyor.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- Daha &ccedil;ok hangi b&ouml;l&uuml;mleri tercih ediyorlar?<br />&nbsp;<br />BOLAT -O &uuml;lkelerin ve insanlarının ihtiya&ccedil;larına g&ouml;re buraya gelen &ouml;ğrenciler de okuyacakları b&ouml;l&uuml;mleri tercih ediyorlar. Mesela Filistin' den gelenlerin &ccedil;oğu tıp okuyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; doktora &ccedil;ok ihtiya&ccedil; var. Afrikalılar genelde &uuml;&ccedil; d&ouml;rt yıl &ouml;ncesine kadar m&uuml;hendislik okuyordu. Şimdi daha &ccedil;ok sosyal bilimler okuyorlar. Orta Asya' dan gelen &ouml;ğrenciler daha &ccedil;ok ilahiyat ve sosyal bilimler alanlarına rağbet g&ouml;steriyor.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- Okulunu bitiren &ouml;ğrenciler gidiyor mu yoksa daha &ccedil;ok burada kalmayı mı se&ccedil;iyorlar?<br />&nbsp;<br />BOLAT -Genelde &ouml;ğrenciler d&ouml;nmek istemiyor, d&ouml;nd&uuml;klerinde burada aldıkları T&uuml;rk&ccedil;e eğitim ile yapabilecekleri &ccedil;ok fazla bir şey yok. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; T&uuml;rkiye &ccedil;evre &uuml;lkelerde siyasetiyle, k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle, ticaretiyle kendini &ccedil;ok fazla o &uuml;lkelerde hissettirmiş değil. Yeni yeni ulaşıyor T&uuml;rkiye d&uuml;nyaya&hellip; Her &uuml;lkede şu anda T&uuml;rk şirketleri de yeteri kadar yok. Tabii on sene &ouml;ncesine g&ouml;re &ccedil;ok iyiyiz ve bu gittik&ccedil;e gelişen bir alan. Kalınca da yaşadıkları zorluklar var. &Ccedil;alışma izni olmayınca ka&ccedil;ak kalıyor bu mezunlar. &Ccedil;ok ciddi bir oran da &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bir &uuml;lkeye gidiyor, &ouml;zellikle ABD ve Avrupa' ya gidiyor. Bununla beraber d&ouml;nenler arasında &ccedil;ok başarılı mezunlarımız var. Kendi &uuml;lkelerinde milletvekili olan, bakan olan mezunlarımız var. Mesela Kenya' da sağlık bakanı T&uuml;rkiye mezunu, Tanzanya' da savunma bakanı T&uuml;rkiye mezunu, Afganistan' da &ccedil;ok sayıda belediye başkanı var, milletvekili var. &Uuml;niversitelerde hocalık yapan mezunlar var. Etiyopya' da bir&ccedil;ok mezunumuz buradan gidip orada yatırım yapan T&uuml;rk şirketlerinde &uuml;st y&ouml;netici olarak &ccedil;alışıyor.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- Gelen &ouml;ğrencilerin T&uuml;rkiye'yi ve halkımızı tanımaları noktasında ne gibi programlarınız oluyor?<br />&nbsp;<br />BOLAT -Evet, biz bunu uluslararası &ouml;ğrenci buluşmalarıyla sağlamaya &ccedil;alışıyoruz. Misafir &ouml;ğrenci konusunda toplumsal farkındalığımız zayıf. Yeni yeni bir farkındalık oluşuyor. Bu farkındalığı artırmak i&ccedil;in &ouml;ğrenci buluşmaları tertip ediyoruz. Bu sene inşallah 8. Buluşmayı ger&ccedil;ekleştireceğiz. 36 ilde yapmayı planlıyoruz. Ge&ccedil;en yıl 27 ilde yaptık. Ne yapıyoruz? Resmi izin alarak illerin ana meydanlarında iki &uuml;&ccedil; g&uuml;n boyunca &ccedil;adırlar kuruyoruz. Her &ccedil;adıra bir &uuml;lke veriyoruz. Ve o g&uuml;nler boyunca &ouml;ğrenciler yerel kıyafetlerini giyerek kendi &uuml;lkelerinden getirdikleri objelerle beraber bu &ccedil;adırlarda fuar gibi kendi &uuml;lkelerini ziyaret&ccedil;ilere tanıtarak, gelen insanlarla da diyalog kuruyorlar. Halkla direk bir bağlantı kuruyorlar bu sayede. Bu şekilde o illerde bu misafir &ouml;ğrencilere karşı da bir farkındalık oluşuyor. T&uuml;rk&ccedil;e konuşuyorlar ve aracısız iletişim kuruyorlar insanlarla. Bizim insanımız da o &uuml;lkeler ve insanları bilgi edinme imkanı buluyor bu şekilde. &Ccedil;ok fazla &ouml;n yargılar kırılıyor. &Ouml;ğrencilerimiz onlara kendi &uuml;lkelerinin yemek ve i&ccedil;eceklerinden ikram ediyor. O meydanlarda insanlar bil fiil tanışıyor, sanırım bu bizim en b&uuml;y&uuml;k kazancımız. Misafirperverliğimizi o &uuml;lkelerden gelen &ouml;ğrencilere de g&ouml;sterme imk&acirc;nımız oluyor halk olarak. Bu şekilde aradan bir&ccedil;ok engel de kalkmış oluyor. Biz zaten bunu sağlamaya &ccedil;alışıyoruz UDEF ve b&uuml;nyesindeki dernekler olarak. Geleceği şekillendirme noktasında da bu &ccedil;ok &ouml;nemli bir şey.<br />&nbsp;<br />OĞUZ- Yaptığınız &ccedil;alışmalar boyunca zihninizde en fazla iz bırakan &ouml;ğrenci hikayesi ile bitirelim mi?<br />&nbsp;<br />BOLAT -İlk yıl her zaman i&ccedil;in &ouml;nemli, ilk yıl yaşanan şeyler hep insanın aklında kalıyor. &Ccedil;ok olay yaşadık ama bir tanesi hep aklımda tazeliğini koruyor. SADER' i kurduk &uuml;&ccedil; ay ge&ccedil;ti ge&ccedil;medi, biz toplantıdayken bir tane gen&ccedil; getirdiler. Bununla ilgilenin dediler. T&uuml;rk&ccedil;e hi&ccedil; bilmiyor. Biraz İngilizce ile kim olduğunu &ouml;ğrenmeye &ccedil;alıştık Arnavut'muş. Sonra hikayesini dinledik. Ben diyor bu gen&ccedil;. Arnavutluk'un şu şehrinden geliyorum. Namaz kıldığım i&ccedil;in babam beni evden attı. Daha &ouml;nce orası kom&uuml;nizm hatta ateizmle y&ouml;netiliyordu. Enver Hoca zamanında kırk yıl bu y&ouml;netimde kalmışlar. İslam' ı da bir anlamda silinmiş olan bir &uuml;lke zaten. 90 lardan sonra tekrar İslamlaşan bir İslam toprağı&hellip; Babam beni attı. Neden dedik, namaz kılıyorum diye&hellip; Gittim Makedonya' da biraz &ccedil;alıştım. Yol parası biriktirip T&uuml;rkiye' ye geldim. İşte Fatih Camiinde kaldım, sonra kuran kurslarında kaldım. Peki neden geldin dedik. Burada okumaya geldim dedi. İnanalım mı inanmayalım mı şaşırdık. Ekip olarak toplantı halindeydik. Biz inanmayı tercih ettik s&ouml;ylediklerine. Arnavut &ouml;ğrencilerin olduğu bir evde onu bir hafta misafir ettik onu. Hik&acirc;yesinin doğru olduğunu anladık. T&uuml;rk&ccedil;e kursuna kaydını yaptık. Sonra Y&Ouml;S sınavına soktuk. Eğitim vizesi aldı ve Konya' da İngiliz Dili ve Edebiyatı b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; kazandı. Konya' da kalacak yer ayarladık. İki sene okuyup İngiltere' ye gitti. Pratik dil eğitimi aldı. D&ouml;nd&uuml; okulunu bitirdi şimdi y&uuml;ksek lisans yapıyor. &Uuml;lkesine d&ouml;nd&uuml; orada yapıyor y&uuml;ksek lisansı. 10- 11 senelik arkadaşım. İsmi Cevahir Yata halen de g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yoruz.</span></p><p><span>Sayın Bolat s&ouml;yleşimiz i&ccedil;in teşekk&uuml;rler -&nbsp;Adnan Oğuz İstanbul</span></p></div><p>&nbsp;</p><p><br /><span>Kaynak: www.midyatweb.com</span><br /><br /><span>Edit&ouml;r: Selahattin Erol</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/udef-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ali-bolat-ile-roportaj-h2523.html</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2015 12:03:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="http://www.midyatgazete.com/images/haberler/2015-03-16-udef-yonetim-kurulu-baskani-mehmet-ali-bolat-ile-roportaj.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Midyat Gazete</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Midyat'lı Suskun Şair Hikmet Uçar ile Röportaj]]></title>
      <link>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/midyatli-suskun-sair-hikmet-ucar-ile-roportaj-h2248.html</link>
      <description><![CDATA[Midyat’ın Suskun Şair olarak tanınan ve üçüncü şiir kitabının çıkmasına kısa bir süre kala, Şair Hikmet Uçarla sizler için söyleşi yaptık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="iceriks"><p><span>Suskun Şair Hikmet U&ccedil;ar ile R&ouml;portaj</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span>Selahattin Erol:</span></p><p><span>Midyat&rsquo;ın Suskun Şair olarak tanınan ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şiir kitabının &ccedil;ıkmasına kıssa bir s&uuml;re kala, Şair Hikmet U&ccedil;arla sizler i&ccedil;in s&ouml;yleşi yaptık.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Hikmet U&ccedil;ar Kimdir: 1979 yılında Midyat&rsquo;ta doğdu. İlk, orta ve lise yıllarını Midyat ta tamamlayan Hikmet U&ccedil;ar, Edebiyata olan tutkusundan dolayı yazdığı şiirlerle adını duyurdu. &ldquo;Yaşadığım Kadar Sevdim&rsquo;&rsquo; ve &ldquo;Y&uuml;reğimle Konuştum, Git Diyor Bana&rdquo; adlı iki şiir kitabı yayınladı. Adını sır gibi sakladığı &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şiir kitabı ise yayın evinde basıma hazırlanıyor. M&uuml;ziğe olan d&uuml;şk&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; bilinen U&ccedil;ar, ayrıca s&ouml;z yazarlığı yapıyor. M&uuml;tevazı işyerinde sevgi dolu y&uuml;reği ile sorularımızı sizler i&ccedil;in yanıtladı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Keyifli bir sohbet ile işte size suskun şair Hikmet U&ccedil;ar:</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Şiir deneyimi ne zaman başladı? Acemilik 2004 yıllarında. &ldquo;Yaşadığım Kadar Sevdim&rsquo;&rsquo; adlı ilk şiir kitabımda başladı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>2. kitabım olan &ldquo;Y&uuml;reğimle Konuştum, Git Diyor Bana&rdquo; &lsquo;adlı kitapta devam etti. Allahın izniyle bundan sonraki 3. kitap tam profesyonel olacak&hellip;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Şiir&rsquo;de farklı hedeflerin nelerdir?&nbsp; Şiir yazan bir şairin şiirdeki tek hedefi sevgiden başka bir şey olamaz bence.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Şiir yazma dışında ne yapıyorsun? Genelde evde oturur kitap okurum TV izlerim</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Şairlik dışarıdan bakınca kolay g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor i&ccedil;eriden nasıl? Bence dışardan bakınca da kolay değil &ccedil;&uuml;nk&uuml; şiir yazmak bir meslek değil&hellip; Tamamen kendine kurduğun bir d&uuml;nya&hellip; İstediğin şeyi yapıyor yazıyor yakıyorsun bazen olmayan birini seviyor evleniyor mutlu oluyorsun bazen de işte bu dediğin kişi aniden &ccedil;ekip gidiyor ve o kurduğun d&uuml;nyada yalnız kalıyorsun&hellip; Aklından hayalinden ve i&ccedil;inden s&ouml;yleyemediklerini anlamlı bir şekilde k&acirc;ğıtlara d&ouml;k&uuml;yorsun ve ortaya şiir dediğimiz hayatın anlamı &ccedil;ıkıyor ortaya&hellip;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En son yazdığın Şiir &ccedil;alışması hakkında bilgi veririmsiniz? En son yazdığım şiir &ouml;zlem &uuml;zerine yazılmış ama bu son olur mu bilemem&hellip;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En son aldığınız bir teklif proje var mı? 3.kitap i&ccedil;in bir yayın evinden teklif aldım&hellip; Ve s&ouml;z&uuml; m&uuml;ziği bana ait olan birka&ccedil; şarkı i&ccedil;inde ayrıca teklifler aldım</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span>Beğenip &ouml;rnek aldığın Şair var mı? Tabi ki de b&uuml;t&uuml;n şairler benim i&ccedil;in değerli ve &ouml;nemlidir. Ama &ouml;rnek aldığım iki şair var. Ahmet Sel&ccedil;uk ilkan ve Yılmaz Erdoğan</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Aşk hayatın nasıl, biri var mı? Şairin aşk hayatı bence yoktur bir kişi &uuml;zerine hep şiir yazamazsın&hellip; Şairin &ccedil;ok sevdiği olur. Mesela dostu mesela annesi mesela babası arkadaşı dostu ve en &ouml;nemlisi de yalnızlığı&hellip; Biri var mı sorusuna gelince de HAYIR yok</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span>Bundan sonra seni nerede g&ouml;receğiz, kariyer planların nedir? Bundan &ouml;nce de olduğu gibi bundan sonra da hep buradayım. Bir yere gitmek gibi bir niyetim yok. Kariyer i&ccedil;in planlarım falan yok. Kariyer yapmak i&ccedil;in şiir yazmıyorum</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span>Sana ulaşmak isteyenler nereden- nasıl ulaşabilirler? Bana ulaşmak isteyenler beni Midyat Adalet Sarayında bulabilirler. Adliyenin kantinini işletiyorum. Kapım b&uuml;t&uuml;n şiir severlere ve sevgi dolu herkese a&ccedil;ık&hellip; Onlara ısmarlayacak &ccedil;ok &ccedil;ayım var</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span>Kısaca Şair Hikmet U&ccedil;ar kim? yalnızlığın duvarına yaslanmış, y&uuml;reğini umut tacirlerine kiralamış, insan seli i&ccedil;inde yalnız kalmış suskun bir şair&hellip;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En sevdiğiniz marka? Marka takıntım yok</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Eskiyene kadar giydiğiniz par&ccedil;a? Yok</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En sevdiğiniz yemek? Yemek ayrımı yapmam</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En sevdiğiniz i&ccedil;ecek?&nbsp; &Ccedil;ay, T&uuml;rk kahvesi ve sade neskafe</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En sevdiğiniz şehirler?&nbsp; İstanbul, İzmir ve Mersin.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En Son Aldığınız Şiir kitabı? Yılmaz Erdoğan &ldquo;sahiler d&uuml;ş d&uuml;şler sahi&rdquo; adlı şiir kitabı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En Son İzlediğiniz Film? Hemen hemen vizyondaki b&uuml;t&uuml;n filmler</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En Sevdiğiniz Renk?&nbsp; Siyah ve kırmızı</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En son okuduğunuz kitap? Ahmet Turgut &ldquo;aşkın el&ccedil;isi&rdquo; ve Kahraman Tazeoğlu &ldquo;Bukre&rdquo;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Alışverişte aran nasıl? Harika</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>En Sevdikleriniz? Başta ailem daha sonra yalnızlığım</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Sevmedikleriniz?&nbsp; Yalan yere seviyorum deyip sevgi s&ouml;zc&uuml;kleri kullananlar, sevgide yemin edip yeminini tutmayanlar, karşındaki insana seviyor gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;p faydalananlar, aşkta ihanet edenler, hayatında biri varken &ccedil;ok kişiyle &ccedil;ıkanlar&hellip; Daha sayarım ama ağzım ve edebim bozulur o y&uuml;zden nokta koyalım&hellip;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span>Samimi s&ouml;yleşiniz i&ccedil;in midyatweb adına teşekk&uuml;r ederiz.</span></p></div><p>&nbsp;</p><p><br /><span>Kaynak: www.midyatweb.com</span><br /><br /><span>Edit&ouml;r: Selahattin Erol</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/midyatli-suskun-sair-hikmet-ucar-ile-roportaj-h2248.html</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Dec 2014 10:02:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="http://www.midyatgazete.com/images/haberler/2014-12-24-midyatli-suskun-sair-hikmet-ucar-ile-roportaj.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Midyat Gazete</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müşahitlikten bakan yardımcılığına...]]></title>
      <link>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/musahitlikten-bakan-yardimciligina-h2120.html</link>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Çiğdem Erdoğan Atabek kendi hakkında bilinmeyenleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;iğdem Erdoğan Atabek, T&uuml;rkiye'nin ilk baş&ouml;rt&uuml;l&uuml; Bakan Yardımcısı. &Ccedil;ok gen&ccedil; yaşına rağmen dolu ve aktif yılları biriktirmiş. Siyasete ilgisi İstanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye Başkanı olan Tayyip Erdoğan'ın kente hizmetleri ve şehre yaptığı hizmetlerle sağladığı b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mle olmuş. Kendi deyimiyle &uuml;niversite yıllarında sivil toplum &ouml;rg&uuml;tlerinde g&ouml;n&uuml;ll&uuml; olarak &ccedil;alışmanın hazzına varan Atabek'in ilk siyasi g&ouml;revi sandık m&uuml;şahitliği olmuş. Yeni Şafak'tan Nil G&uuml;ls&uuml;m, Atabek'le m&uuml;şahitlikten bakan yardımcılığı vazifesine uzanan hik&acirc;yesini ve bakanlık &ccedil;alışmalarıyla ilgili merak edilenleri konuştu.</p><p>Sizi kısaca tanımakla başlayalım isterim. Neler s&ouml;ylersiniz kendinizle ilgili?</p><p>1981 İstanbul doğumluyum. İlk, ortaokul ve liseyi İstanbul'da okudum. Lisansı da İngilizce Fizik ve İngilizce &ouml;ğretmenliği şeklinde okudum. Sosyal hizmetlerde y&uuml;ksek lisansımı yaptım. Evliyim ve d&ouml;rt bu&ccedil;uk yaşında Asude isminde bir kız &ccedil;ocuğu annesiyim..</p><p>SİYASETE İLGİM TAYYİP ERDOĞAN'LA OLDU</p><p>Yolunuz siyasetle nasıl kesişti?</p><p>Ben İstanbul'da doğdum b&uuml;y&uuml;d&uuml;m. Ve İstanbul'un o eski d&ouml;nemlerini de yaşadığım i&ccedil;in &ccedil;ok iyi biliyorum. &Ccedil;&ouml;p yığınlarının olduğu, g&uuml;venliğin asgari d&uuml;zeyde olduğu, ulaşım imk&acirc;nlarının &ccedil;ok yetersiz olduğu d&ouml;nemleri yaşadım. Sonrasında &ouml;yle biri İstanbul'a belediye başkanı oldu ki şehrin &ccedil;ehresi değişti. Problemler teker teker ortadan kalktı. Herkesin hayatına dokunan o kişi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dı. Benim de bu d&ouml;nemle birlikte siyasete ilgim oluşmaya başladı. Tayyip Bey'in &ccedil;alışma bi&ccedil;imine ve yaptığı yeniliklere duyduğum ilgi beni siyasete y&ouml;nlendirdi.</p><p>İlk siyasi g&ouml;reviniz ne oldu?</p><p>&Uuml;niversite yıllarımda ger&ccedil;ekleşen bir yerel se&ccedil;imde sandık m&uuml;şahidi olarak g&ouml;rev almıştım. M&uuml;şahitlik g&ouml;revi &ccedil;ok &ouml;nemsemiş ve kutsal bulmuştum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sandığa sahip &ccedil;ıkmak, geleceğine sahip &ccedil;ıkmaktı. İlk siyasi g&ouml;revim m&uuml;şahitlikti aslında.</p><p>İLK SİYASİ G&Ouml;REVİM SANDIK M&Uuml;ŞAHİTLİĞİYDİ</p><p>Sonrası nasıl gelişti peki?</p><p>&Uuml;niversiteyi bitirince Sakarya'ya yerleştik. O d&ouml;nemde Adapazarı il&ccedil;emizin kadın kolları yeni kuruluyordu. Bana da kurucu başkanlık teklifi geldi. Ailemle istişare ederek g&ouml;revi kabul ettim. Akabinde İl Kadın Kolları Başkanlığı vazifesi tevdi edildi. Son olarak da b&uuml;y&uuml;k kongreyle birlikte Sayın Cumhurbaşkanımız o d&ouml;nem partimizin Genel Başkanı ve Başbakanımız'dı. Onun da tevecc&uuml;h&uuml;yle AK Parti MKYK &uuml;yeliğine se&ccedil;ildim. Se&ccedil;ildiğim d&ouml;nemde de ekibin en gen&ccedil; &uuml;yesi bendim. Sonrasında kısa bir s&uuml;reliğine de olsa Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu ile de &ccedil;alıma fırsatım oldu. Bu vazifenin ardından da Bakan Yardımcılığı g&ouml;revine getirildim.</p><p>Kadın cinayetleri ile ilgili T&uuml;rkiye'nin d&uuml;nya &ouml;l&ccedil;eğinde durumu nedir? Yapılan &ccedil;alışmalar neler?</p><p>Biz şiddetsiz bir T&uuml;rkiye, şiddetsiz bir d&uuml;nya istiyoruz. Kadına y&ouml;nelik şiddetle m&uuml;cadele h&uuml;k&uuml;metimizin en &ouml;nemli g&uuml;ndem maddelerinden birisini oluşturmakta ve kurumlararası işbirliği ile topyekun bir m&uuml;cadeleyi gerektirmektedir. Bu sorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;nde topyekun bir seferberliğe, bir zihniyet d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;ne ihtiyacımız var.</p><p>SORUNLARIN &Ccedil;&Ouml;Z&Uuml;M&Uuml; EĞİTİMDE</p><p>&Ccedil;ocuk gelinlerle ilgili yeni &ccedil;alışmanız var mı?</p><p>Bakanlığımız tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;len Şartlı Nakit Transferi'nde kız &ccedil;ocuklarının eğitimlerine devam etmesine y&ouml;nelik pozitif ayrımcılık yapılmaktadır. Bu eğitim yardımında kız &ccedil;ocuklarına daha y&uuml;ksek miktarda destek verilmektedir. Ayrıca hazırladığımız 'Ulusal &Ccedil;ocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nda' erken yaşta evliliklerin &ouml;nlenmesine y&ouml;nelik hedef ve stratejiler bulunmaktadır.</p><p>&Ccedil;&Ouml;Z&Uuml;M S&Uuml;RECİ DOĞU İLE BATI'YI KARDEŞ YAPTI</p><p>Kobani eylemleri gerek&ccedil;esiyle sokaklarda şiddeti g&ouml;rd&uuml;k. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu eylemleri?</p><p>Hem Gezi hem de Kobani eylemlerinde dışardan uzanan ellere maalesef i&ccedil;eriden de bazı eller karşılık veriyor. Fakat T&uuml;rkiye'nin kaderi bu ellere hi&ccedil;bir zaman terk edilmeyecek. İşin acı tarafı o eller bizim gencecik kardeşlerimizin beyinlerine uzanıyor ve sokağa &ccedil;ıkmış ruhu temiz ama aklı karışık gen&ccedil;lerimizin taş atmasına, etrafa zarar vermesine sebep olan bir eylem zinciri. Kobani eylemlerinde de Gezi s&uuml;recindekine benzer bir durum var. Ger&ccedil;ekten Doğu ile Batı'yı kardeş yapan bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;reci varken bunu hedef alan birtakım eylemleri g&ouml;r&uuml;yoruz.</p><p>B&Ouml;LGE ANNELERİ DİK DURARAK DESTEK OLDU</p><p>&Ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;recine anneler şimdiye dek nasıl bir katkı sağladı ve bundan sonrası i&ccedil;in ne olur?</p><p>Hem annelerin g&ouml;zyaşı hem de sokaklarda d&ouml;k&uuml;len kanlar &uuml;zerinden siyaset devşirmiş insanlar bu eylemleri teşvik ediyorlar. B&ouml;lge anneleri &ccedil;ok dik durarak &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;recine ciddi katkı sağladılar. Bu saatten sonra hi&ccedil; kimsenin g&uuml;c&uuml; &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;recini bitirerek anaları ağlatmaya yetmeyecek. Bizim analarımız her zamanki ferasetleriyle &ccedil;ocuklarına sahip &ccedil;ıkıp s&uuml;recin zarar g&ouml;rmemesi i&ccedil;in ellerinden geleni yapacaklar, buna inanıyorum. Birileri bunu bulandırmaya &ccedil;alışacak ama başaramayacaklar.</p><p>Sandığa sahip &ccedil;ıktık</p><p>&Uuml;niversite yıllarında Sivil Toplum &Ouml;rg&uuml;tlerinin &ccedil;alışmları i&ccedil;inde yer aldım ve g&ouml;n&uuml;ll&uuml;l&uuml;k ne demektir bunları o d&ouml;nemde &ouml;ğrendim. O yıllarda ger&ccedil;ekleşen bir yerel se&ccedil;imde sandık m&uuml;şahidi olarak g&ouml;rev almıştım. M&uuml;şahitlik g&ouml;revi &ccedil;ok &ouml;nemsemiş ve kutsal bulmuştum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sandığa sahip &ccedil;ıkmak, geleceğine sahip &ccedil;ıkmaktı. İlk siyasi g&ouml;revim m&uuml;şahitlikti aslında.</p><p>DAHA İYİ YARINLARA GİDİYORUZ</p><p>90'lı yıllarda T&uuml;rkiye'de baş&ouml;rt&uuml;l&uuml; bir kadının bırakın bakan yardımcısı olmasını &uuml;niversite kapılarından girişine bile izin verilmiyordu. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; nasıl değerlendirirsiniz?</p><p>Biz yıllardır bu manada hem eğitim hem de iş hayatımızda &ccedil;ok ciddi sıkıntılar yaşadık. Artık 'Yeni bir T&uuml;rkiye'de yaşıyoruz ve toplumun t&uuml;m kesimleri Yeni T&uuml;rkiye i&ccedil;inde daha iyi yarınlara doğru yol alıyor. İnsanların daha insan gibi yaşadığı, baş&ouml;rt&uuml;l&uuml;-baş&ouml;rt&uuml;s&uuml;z ayrımının yapılmadığı, K&uuml;rt-T&uuml;rk-Laz diye &ouml;tekileştirmelerin olmadığı yeni bir T&uuml;rkiye'deyiz. Biz de artık T&uuml;rkiye'de ayrıştırılmadığımızın, &ouml;tekileştirilmediğimizin hissiyatı i&ccedil;indeyiz. Bu hissiyat 'Yeni T&uuml;rkiye'nin geldiği &ouml;nemli bir noktadır.</p><p>Kaynak: Nil G&uuml;ls&uuml;m - Yeni şafak</p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/musahitlikten-bakan-yardimciligina-h2120.html</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Oct 2014 19:24:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="http://www.midyatgazete.com/images/haberler/" type="image/jpeg"/>
      <author>Midyat Gazete</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oktay Vural'ın neden sakal bıraktığı ortaya çıktı]]></title>
      <link>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/oktay-vuralin-neden-sakal-biraktigi-ortaya-cikti-h2119.html</link>
      <description><![CDATA[Oktay Vural'ın herkesin imaj diye bıraktığını zannettiği sakallarının altından acı bir hüzün çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oktay Vural, yaşadığı zor g&uuml;nleri ilk kez anlattı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural&rsquo;ın eşi Prof. Dr. Tuba Vural kanserle yaşam m&uuml;cadelesi veriyor. Oktay Vural yaşadığı zorlu s&uuml;reci ilk kez anlattı.</p><p>MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural sakal bıraktı. Yeni imaj, siyasi bir tepki iddiaları ortaya atıldı.</p><p>Habert&uuml;rk'ten K&uuml;bra Par'a konuşan Oktay Vural, eşi Prof. Dr. Tuba Vural'ın meme kanseri ge&ccedil;irdiğini, oğlu Oğuz&rsquo;u askere teslim ettikten sonra hastaneye yatmak durumunda kaldığını ve iki memesinin de alındığını belirterek sakallarını kesmeye vakit bulamadığını s&ouml;yledi.</p><p>"DIŞI SENİ İ&Ccedil;İ BENİ YAKAR.."</p><p>Oktay Vural yaşadığı zorlu s&uuml;reci, "Dışı seni i&ccedil;i beni yakar... İmaj olsun diye bırakmadım. Zorlu bir s&uuml;re&ccedil; ge&ccedil;iriyorum. Kişisel bakım yapmaya, her g&uuml;n tıraş olmaya fırsatım olmadı. İlgi odağınız farklı. Darmadağınık olmaktansa sakal bırakayım dedim." ifadeleriyle anlattı.</p><p>Kaynak: Haber7.com -&nbsp;http://www.haber7.com/roportaj/haber/1214395-oktay-vuralin-neden-sakal-biraktigi-ortaya-cikti</p>]]></content:encoded>
      <guid>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/oktay-vuralin-neden-sakal-biraktigi-ortaya-cikti-h2119.html</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Oct 2014 19:20:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="http://www.midyatgazete.com/images/haberler/" type="image/jpeg"/>
      <author>Midyat Gazete</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çözüm Süreci Ne Zaman Bitecek?]]></title>
      <link>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/cozum-sureci-ne-zaman-bitecek-h2118.html</link>
      <description><![CDATA[AK Parti'nin kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat bir gazeteye verdiği röportajda Kürt sorunu ve çözüm sürecindeki gelişmeleri yorumladı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>AK Parti&rsquo;nin kurucularından ve eski Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;Dengir Mir Mehmet Fırat, &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;reci hakkında,&nbsp;Abdullah &Ouml;calan&rsquo;ın serbest bırakılmasına y&ouml;nelik hem &ouml;rg&uuml;t&uuml;n, hem de K&uuml;rtlerin talebi olduğunu belirterek,&ldquo;&Ouml;zg&uuml;r olmak isteyen biri olarak ben de herkesin &ouml;zg&uuml;r olmasını istiyorum&rdquo; dedi.Fırat,&nbsp;PKK&rsquo;nın K&uuml;rt halkının haklarını savunmak i&ccedil;in ortaya &ccedil;ıkmış bir isyan hareketi olduğunu dile getirirken,&nbsp;AK Parti&rsquo;nin K&uuml;rt sorunu konusunda yalpaladığını, ayak s&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtti. Fırat, h&uuml;k&uuml;metin &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde s&uuml;reci s&uuml;r&uuml;ncemede bırakacağını dile getirdi.&nbsp;"Umarım yanılırım. Se&ccedil;im sonrasında da ne olacağı konusunda ş&uuml;phelerim var. Bazı şeyler ertelenebilir veya bitebilir."&nbsp;diyen Fırat, AK Parti'nin Başkanlık Sistemi i&ccedil;in ihtiya&ccedil; duyduğu oyu MHP'den almayı hedeflediğini ve dilini giderek milliyet&ccedil;i şoven bir &ccedil;izgiye &ccedil;ekeceğini s&ouml;yledi.</span><br /><br /><span>&Ouml;zg&uuml;r G&uuml;ndem&nbsp;gazetesinden&nbsp;Kenan Kırkaya&rsquo;ya konuşan Dengir Mir Mehmet Fırat, &ccedil;&ouml;z&uuml;m s&uuml;recini değerlendirdi. Kırkaya&rsquo;nın&nbsp;&ldquo;AKP K&uuml;rt sorununda yalpalıyor&rdquo;&nbsp;başlığıyla yayımlanan (26 Ekim 2014) s&ouml;yleşisi ş&ouml;yle:</span><br /><br /><strong>K&uuml;rt sorununda gelinen aşamayı nasıl değerlendirirsiniz?</strong><br /><br /><span>K&uuml;rt sorunu dediğimiz, T&uuml;rkiye Cumhuriyeti devletinin kendi vatandaşları arasında eşit hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kleri ifade etmeyen ikiden fazla grubun olmasıdır. T&uuml;rk-M&uuml;sl&uuml;man-S&uuml;nni olan bir kesim var bunun dışında bir de K&uuml;rtler, azınlıklar Aleviler gibi temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kleri sınırlandırılmış olan b&uuml;y&uuml;k kitleler var. Normal olarak demokratik bir yapıda olan olmaması gereken eşitsizliğin ortadan kaldırılıp eşit vatandaş stat&uuml;s&uuml;ne herkesin kavuşturulmasıdır. Bunun i&ccedil;inde anadilde eğitim de vardır inan&ccedil; &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; de vardır. Kendini y&ouml;netme ve y&ouml;netime katılma hakkı da vardır. 2000&rsquo;li yılların başında olay daha korkun&ccedil; vaziyetteydi. Bunlar olduk&ccedil;a hafifledi. Bir&ccedil;ok yasak son 10 yılda kalktı. Ama benim kabul etmediğim bir konu var. Temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler bir pazarlık konusu değildir. Eğer devlet demokratik bir yapıda ise kendi vatandaşının &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kleri &ouml;n&uuml;ndeki engelleri derhal kaldırıp sonu&ccedil;landırmak zorundadır. &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler hi&ccedil;bir şekilde bir grupla m&uuml;zakere konusu yapılamaz hatta referandum konusu bile yapılamaz. Bu engeller işte anadilde eğitim, y&ouml;netime katılma hakkı, d&uuml;ş&uuml;nce &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; &ouml;n&uuml;ndeki &ouml;zellikle TMK ile ilgili sorunların derhal kaldırılması gerekiyor.</span><br /><br /><span>Temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler pazarlık konusu olamaz diyorsunuz. Bu başlamış olan m&uuml;zakere s&uuml;recine karşı olduğunuz anlamına mı geliyor?</span><br /><br /><span>Hayır, m&uuml;zakere s&uuml;reci ayrıdır. T&uuml;rkiye&rsquo;de iki temel sorun var. Anlaşılmayan konu budur.PKK&nbsp;ortaya &ccedil;ıktığı zaman, K&uuml;rt halkının &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kleri &ouml;n&uuml;ndeki engellemelere karşı bir başkaldırı hareketiydi. Ama 30 yılı ge&ccedil;en bir s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde bu ayrışmaya başladı. PKK&rsquo;nin &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir silahlı g&uuml;c&uuml; ve bunun &ouml;tesinde taleplerine baktığımızda doğrudan K&uuml;rt halkının temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerinin dışında da bir parti olarak talepleri var. Mesela Abdullah &Ouml;calan&rsquo;ın şartlarının iyileştirilmesi veya serbest bırakılması... Bu PKK&rsquo;nin talebidir. Mesela silahsızlanmadır bu artık PKK&rsquo;nin sorunudur bu K&uuml;rt sorunu değildir. Mesela dağdaki gerillanın silahını bırakıp toplumla &ouml;zdeşleşmesi talebidir. Bunlardan birisi pazarlık konusu yapılamaz &ccedil;&uuml;nk&uuml; temel haktır. &Ouml;b&uuml;r&uuml; m&uuml;zakere sonucunda, sonu&ccedil;lanabilir. Ama &ccedil;ıkıp &lsquo;efendim siz silahları bırakırsanız, silahlı g&uuml;&ccedil;lerinizi &ccedil;ekerseniz biz anadilde eğitimi kabul ederiz&rsquo; şeklindeki bir m&uuml;zakereyi ben kabul etmiyorum. Bunu PKK&rsquo;nin de kabul etmemesi &lsquo;bunu m&uuml;zakere etmiyorum&rsquo; demesi lazım. Burada yaşayan her vatandaş i&ccedil;in devletin yapacağı tek şey var, hi&ccedil; m&uuml;nakaşasını yapmadan bu engellerin t&uuml;m&uuml;n&uuml; temizlemektir. Bunlar Referanduma da sunulamaz. D&uuml;ş&uuml;nce &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; olsun mu olmasın mı? Bu referanduma sunulabilir mi? İnancını yaşasın mı yaşamasın mı? Aleviler cemevlerinde ibadetlerini yapsın mı yapmasınlar mı? PKK&rsquo;yle 30 yıllı aşkın bir &ccedil;atışma var, sebepleri tartışılabilir ama o ayrı bir sorundur mutlaka onlarla oturup m&uuml;zakare edilmesi lazım ve bunun da mutlaka barışla sonu&ccedil;lanması gerekiyor. Orada yapacağınız m&uuml;zakereler nedir, ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml; değil, bir partinin lideri olarak m&uuml;zakere etmek zorundasınız. Bu m&uuml;zakerelerde de silahların nasıl bırakılacağı, ateşkes s&uuml;recinin nasıl uzatılacağı tabii ki daha &ouml;nce savaşmış olduğunuz kişi ile m&uuml;zakere edeceksiniz. AKP&rsquo;deyken de bunu s&ouml;yl&uuml;yordum.</span><br /><br /><strong>K&uuml;rtlerin y&ouml;netime katılma hakkı derken neden bahsediyorsunuz. K&uuml;rtlerin farklı talepleri var, bu konuda bazı model arayışları var. Siz bunu nasıl tanımlarsınız?</strong><br /><br /><span>Bağımsız olsun diyen parti var, federatif sistem olsun diyen parti de var. Ama bunun kararını verecek olan K&uuml;rt halkıdır. Siz bağımsızlık talep ettiğiniz zaman halkın b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu &lsquo;hayır biz federatif bir sistem i&ccedil;inde yer almak istiyoruz&rsquo; dediğinde bunun aksi iddiasında bulunabilirsiniz ama neticelenmesi m&uuml;mk&uuml;n olmaz.</span><br /><br /><span>K&uuml;rtler biz kendi kendimizi y&ouml;netmek istiyoruz, dediğinde hep şu denildi. Daha ne istiyorsunuz cumhurbaşkanı başbakan olabiliyorsunuz. Siz bunu s&ouml;ylediğinizde birileri diyecek ki daha ne istiyorsunuz, iktidar partisinin genel başkan yardımcısı oldunuz...</span><br /><br /><span>Bana bunu &ccedil;ok s&ouml;ylediler. Ben her zaman sahtekarlık yapmayın dedim. Ben kendi kimliğim ile cumhurbaşkanı olabiliyorsam, K&uuml;rt olarak milletvekili olabiliyorsam o zaman eşitliktir. Ama ben kimliğimi saklayarak milletvekili, bakan olabiliyorsam bu bir şey ifade etmez. Bu arg&uuml;manı ileri s&uuml;renler bana g&ouml;re sahtekardır, bizi kandırmaya &ccedil;alışıyorlar.</span><br /><br /><span>&Ouml;calan&rsquo;ın durumu konusunda &lsquo;PKK&rsquo;nin talebi var &ouml;zg&uuml;r olmasını istiyor&rsquo; dediniz. Ama K&uuml;rtlerin de bu konuda talepleri var ve &Ouml;calan&rsquo;ın &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; istiyorlar...</span><br /><br /><span>Ben de herkesin &ouml;zg&uuml;r olmasını istiyorum. Ben &ouml;zg&uuml;r olmak istiyorsam K&uuml;rtlerin &ouml;zg&uuml;r olmasını istiyorsam herkesin &ouml;zg&uuml;r olmasını isterim. K&uuml;rtlerin bu talebi var, PKK&rsquo;li olan PKK&rsquo;ye sempati ile bakan K&uuml;rtlerin de bu talebi var. Niye, lideridir. B&ouml;yle bir s&uuml;re&ccedil;ten sonra liderinin serbest kalmasını ister. Bir&ccedil;ok talebi var PKK&rsquo;nin. Ama işte devletin &lsquo;efendim siz savaş&ccedil;ılarını buradan &ccedil;ekerseniz size şu hakkı vereceğim&rsquo; deme hakkı yok. Bunu pazarlık konusu yapamaz. Başka arg&uuml;manlar kullanarak bunun m&uuml;zakeresini yapacaktır.</span><br /><br /><span>K&uuml;rtler i&ccedil;in &ouml;nemli adımlar atıldı dediniz ama atılması gereken daha &ccedil;ok adım var?</span><br /><br /><span>Ben de biliyorum K&uuml;rt sorunu hala bitmedi. Getirilen yasa tasarısına bu y&uuml;zden karşıyım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu bir geriye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r. Baskıyla insanların d&uuml;ş&uuml;nce d&uuml;nyalarını ortadan kaldıramazsınız, sadece yer altına inmesini sağlarsınız veya şiddete d&ouml;n&uuml;şmesini sağlarsınız. Ama konuşup m&uuml;zakere ediyorsanız, fikirlerin zararı olmaz. &Ouml;nemli adımlar atılmıştır, doğrudur... İnkar politikası ortadan kalktı ama asimilasyon hala devam ediyor. K&uuml;rtlerin karşı karşıya olduğu en b&uuml;y&uuml;k tehdit asimilasyon tehdididir. Benim K&uuml;rt&ccedil;em iyi değil, &uuml;niversiteye gelmeden hi&ccedil; bilmiyordum. 1964&rsquo;lerde 24 Mayıs &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k bilmem ne bayramı idi. O zaman işte Dikimevi meydanında b&uuml;y&uuml;k pankart g&ouml;rd&uuml;m; altında &lsquo;K&uuml;rd&uuml;m diyenin y&uuml;z&uuml;ne t&uuml;k&uuml;r&uuml;n. Cemal G&uuml;rsel Devlet Başkanı&rsquo; imzasını g&ouml;rd&uuml;m; o anda &lsquo;eğer y&uuml;z&uuml;me t&uuml;k&uuml;receklerse hi&ccedil; olmazsa bunu hak edeyim&rsquo; dedim. Ondan sonra &ouml;ğrendim. Ama benim &ccedil;ocuklarım bilmiyor. Asimilasyon bana g&ouml;re k&uuml;lt&uuml;rel jenosittir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir insanı &ouml;ld&uuml;rerek yok edebilirsiniz, ama bir insanı temel k&uuml;lt&uuml;rlerinden ayırırsanız bu da jenosittir.</span><br /><br /><span>Bu atılan adımlar konusunda K&uuml;rtlerle h&uuml;k&uuml;met arasında bir anlaşmazlık var. K&uuml;rtler &lsquo;biz m&uuml;cadele ettik verilenleri &ouml;yle elde ettik&rsquo; diyorlar, h&uuml;k&uuml;metse l&uuml;tufta bulunmuş gibi davranıyor. Siz ne dersiniz?</span><br /><br /><span>M&uuml;cadele edilmeden hi&ccedil;bir hak kazanılmaz. Ama ben verdim diyorsa istiyorsa onlar vermiş olsun. Ben b&ouml;yle bir m&uuml;nakaşanın i&ccedil;ine girmenin abesle iştigal olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Devlete şunu s&ouml;ylerim. Hak verdin mi, ha Allah razı olsun teşekk&uuml;r ediyorum, o zaman olmayan &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerimi de ver senin samimiyetine inanayım derim.</span><br /><br /><strong>Siz ge&ccedil;mişte AKP&rsquo;de yer aldınız ve AKP&rsquo;nin K&uuml;rt siyasetinin oluşmasında etkin bir konumunuz vardı. AKP&rsquo;nin K&uuml;rt sorununa yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong><br /><br /><span>T&uuml;rkiye Cumhuriyeti devletinde, Fransa Devrimi&rsquo;nden gelen ulusal devlet kurma, işte tek dil, tek bayrak, tek devlet gibi tekleştirme gibi. Bu s&uuml;recin muvaffak olması m&uuml;mk&uuml;n değildi. Ulus devlet anlayışı 20. y&uuml;zyıl sonunda iflas etti zaten. Bu s&uuml;re&ccedil;te diğer uluslar &ccedil;epere atıldı.&nbsp;AKP&nbsp;b&ouml;yle bir s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde o &ccedil;epere atılmış insanları merkeze alma hareketiydi. 2002 se&ccedil;imlerinde, 2004 se&ccedil;imlerinde 2007 genel se&ccedil;imlerinde&nbsp;AKPse&ccedil;menin sosyolojik yapısına baktığınızda K&uuml;rtler, M&uuml;sl&uuml;man kesimlerde bu yapının i&ccedil;erisine alındı. M&uuml;ştereklikleri de ezilmişlikleriydi.&nbsp;AKP&nbsp;bir koalisyon partisiydi. &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerin &ouml;n&uuml; a&ccedil;ılmaya başlandı. 2008&rsquo;e kadar b&ouml;yle devam etti. Ama 2008&rsquo;e gelindiğinde M&uuml;sl&uuml;man T&uuml;rk halkının sorunları b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de hal edilmişti. Ama K&uuml;rtlerin problemleri ise duruyordu. Dil hakkı, y&ouml;netime katılma hakkı gibi hakları duruyordu. İşte burada diren&ccedil; başladı. Koalisyon orada par&ccedil;alandı. Benim AKP&rsquo;den ayrılış sebebim de buydu. Orada&nbsp;AKP&nbsp;ayak s&uuml;r&uuml;meye başladı. Şu anda da&nbsp;AKP&nbsp;kanadı, iktidardır ama ayak s&uuml;r&uuml;yor. Bu talepleri yasal şiddet yoluyla daha &ccedil;ok g&uuml;venlik sorunu gibi g&ouml;rmeye meyletmeye başladı. 1995&rsquo;lerde denenen işte &lsquo;biz ezeriz, misliyle cevap veririz, sizi mahvederiz&rsquo; zihniyetine geri d&ouml;n&uuml;ş başladı.</span><br /><br /><span>AKP&rsquo;yi T&uuml;rkiye&rsquo;nin tek&ccedil;i yapısına alternatif olarak tarif ettiniz. Ama AKP&rsquo;nin kurucu Başkanı Erdoğan&rsquo;ın adeta ament&uuml;s&uuml; haline gelmiş bir sloganını biliyoruz. İşte tek devlet, tek millet, tek bayrak gibi...</span><br /><br /><span>Bin yıllık devlet algısını bir anda değiştiremiyorsunuz. Demokrasiyi, Tayyip bey M&uuml;sl&uuml;manlar &uuml;zerindeki baskının kalkması olarak algılıyor. Bunlar kalktığında işte demokrasi var, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler geldi diyor. Yahu değil kardeşim bunlar senin d&uuml;ş&uuml;nce kalıbın i&ccedil;indeki insanlar i&ccedil;in alındı. Demokrasi herkes i&ccedil;in hakların verilmesine bağlı.</span><br /><br /><strong>Ayak s&uuml;r&uuml;meyi buna mı bağlıyorsunuz?</strong><br /><br /><span>E tabi, algılayamıyor. Kalkıyor diyor yakıyor yakıyor, sa&ccedil;ma sapan şeyler s&ouml;yl&uuml;yor. Koban&ecirc; ile ne ilgimiz var diyor. D&ouml;n&uuml;p soruyorsun, Irak&rsquo;taki, Kıbrıs&rsquo;taki, Bulgaristan&rsquo;daki T&uuml;rklerle ne ilgin var. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki itilafla ne ilgin var? Niye &ccedil;&uuml;nk&uuml; senin ırkdaşın olduğu i&ccedil;in. Gazze&rsquo;deki &ouml;len &ccedil;ocuğa g&ouml;zyaşı d&ouml;k&uuml;yorsun, Myanmmar&rsquo;a gidip oradaki M&uuml;sl&uuml;man halkına g&ouml;zyaşı d&ouml;k&uuml;yorsunuz. Bu halk senin halkın oradaki insanlar da onun soydaşı. Senin vatandaşının soydaşı. Bunlar da M&uuml;sl&uuml;man g&ouml;zyaşı d&ouml;keceksen, sadece Gazze i&ccedil;in d&ouml;kme Koban&ecirc; i&ccedil;in de d&ouml;k...</span><br /><br /><strong>O zaman Koban&ecirc;&rsquo;ye d&ouml;nelim. AKP&rsquo;nin b&uuml;t&uuml;n engellemelerine rağmen bazı şeyler değişti, AKP&rsquo;nin koyduğu bariyerler aşılıyor. ABD havadan yardım attı, işte koridorun a&ccedil;ılmasından bahsediliyor. Siz ne g&ouml;r&uuml;yorsunuz?</strong><br /><br /><span>T&uuml;rkiye&rsquo;nin K&uuml;rt politikasında temel yanlışları var. Sadece T&uuml;rkiye&rsquo;de değil, K&uuml;rtlerin yaşadığı 4 &uuml;lkede K&uuml;rtlerin birleşmesi korkusu var. T&uuml;rkiye Suriye&rsquo;de &ouml;zerk bir yapılanmadan rahatsızlık duydu. IŞİD&rsquo;i de Osmanlı&rsquo;nın iti ite kırdırma politikası vardır, o şekilde g&ouml;rd&uuml;. &lsquo;IŞİD de &ouml;lse kar, K&uuml;rtler de &ouml;ld&uuml;r&uuml;lse kar&rsquo; dedi. Bunu daha &ouml;nce G&uuml;ney K&uuml;rdistan&rsquo;ın oluşumunda da g&ouml;rd&uuml;k. İşte aşiret reisleri, postal yalayıcılar... Ha şimdi herhalde tek dostları da Ortadoğu&rsquo;da orası kaldı. Aynı hatayı Suriye&rsquo;de Koban&ecirc;&rsquo;de de yaptı. Orada Baas rejiminin K&uuml;rtlere uyguladığı baskıya karşı &ccedil;ıkması lazımdı. D&uuml;nya&rsquo;da en &ccedil;ok K&uuml;rtlerin yaşadığı Kuzey K&uuml;rdistan yani T&uuml;rkiye&rsquo;deki K&uuml;rtlerin oradaki akrabalarına da sahip &ccedil;ıkması lazımdı. Bundan bir korkuya kapılmaması gerekirdi. Yanlış yaptı, ama d&uuml;nya kamuoyu ABD Dışişleri Bakanı Kerry&rsquo;nin de dediği gibi Koban&ecirc;&rsquo;ye yardım etmemek ahlaki bir sorundu. D&uuml;nya konj&ouml;kt&uuml;r&uuml;n&uuml;n bu şekilde değişmesi T&uuml;rkiye&rsquo;yi de zorladı. Bundan sonraki sorun bana g&ouml;re T&uuml;rkiye değil, K&uuml;rtler arasındaki sorundur. K&uuml;rtler bana g&ouml;re bin yılda ilk kez tarihin kendilerine g&uuml;lmeye başladığı bir d&ouml;nemi yaşıyorlar. Ama &ccedil;ok da tehlikeli bir d&ouml;nemi yaşıyorlar Koban&ecirc;&rsquo;de olduğu gibi. Bu d&ouml;nemde liderlik kavgası, grup kavgalarını bir tarafa bırakmak zorundalar. Bırakmadıkları taktirde kendilerine altın tepside sunulan bu fırsatı ka&ccedil;ıracaklar ve belki de bin yıl daha beklemeleri gerekecek. Bug&uuml;n birlik ve beraberlik g&uuml;n&uuml;d&uuml;r ve halk bunu g&ouml;sterdi. Gitti sınıra dayandı, ben inanıyorum ki; asgari şartlarda oraya ekmeğinden kesip g&ouml;nderdi. Halkın bu dayanışmasını lider kadrolar g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alması gerekiyor.</span><br /><br /><strong>Bu olan bitenden h&uuml;k&uuml;met HDP&rsquo;yi sorumlu tutuyor...</strong><br /><br /><span>Ben olsam ben de tutarım, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir g&uuml;nah ke&ccedil;isine ihtiya&ccedil; var. O b&ouml;lgede rakibi kim HDP, DBP. B&ouml;yle bir fırsat eline ge&ccedil;mişse neden kullanmasın. Reyini muhafaza etmek i&ccedil;in bunu kullanması normal. D&uuml;nyaya mesaj verilmek isteniyorsa barış&ccedil;ıl mesajlar vermek lazım. Okul yakmanın ya da esnafın d&uuml;kkanını yakmanın ne anlamı var?</span><br /><br /><strong>Bu olayların tek m&uuml;sebbibi K&uuml;rt siyaseti mi? AKP&rsquo;nin bu olan bitenden hi&ccedil; mi g&uuml;nahı yok?</strong><br /><br /><span>Var tabi kalkıp &lsquo;Koban&ecirc; d&uuml;şt&uuml; d&uuml;şecek der&rsquo; ve bunu da zevkle s&ouml;ylerseniz tabii ki kitleleri ayaklandırırsınız. Ama siz bir siyasi parti olarak bazı oyunlara gelmemeniz lazım. Karşınızdakinin oyununa d&uuml;şmeyeceksiniz. Devletin en &ccedil;ok istediği şey karşısındakinin şiddete bulaşmasıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; en b&uuml;y&uuml;k şiddet organizasyonu devlettir.</span><br /><br /><strong>Gelinen aşamada bir d&uuml;zenleme var. Nasıl g&ouml;r&uuml;yorsunuz?</strong><br /><br /><span>Bu değişiklik demokratikleşme s&uuml;reci i&ccedil;inde bir U d&ouml;n&uuml;ş&uuml;d&uuml;r. Yanlıştır. Efendim Alman modelini getiriyorum. Tamam o zaman b&uuml;t&uuml;n Alman yasalarını getirin. Ben buna razıyım. O &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kleri getirin bunu da getirin. Alman &ouml;rneği AB i&ccedil;inde en u&ccedil; tatbikatlardan biridir. Orada polis bir denetim altında.</span><br /><br /><strong>Barış s&uuml;recinin geldiği aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong><br /><br /><span>Sanırım se&ccedil;imler erken yapılacak ve o zamana kadar bu s&uuml;re&ccedil; s&uuml;r&uuml;ncemede bırakılacak. Akil insanlar olayı bana g&ouml;re bunun işaretidir.&nbsp;AKP&nbsp;başkanlık sistemini yapabilecek bir anayasa değişikliği istiyor. Bunun i&ccedil;in oyunu artırması lazım. K&uuml;rt oylarında&nbsp;AKP&nbsp;i&ccedil;in bir artış beklenemez. Nereden alacak bu oyu. MHP&rsquo;nin tabanına y&ouml;nelik mesajlarla bu m&uuml;mk&uuml;n olabilir.&nbsp;AKP&nbsp;K&uuml;rt oylarını korumaya &ccedil;alışacaktır. Ama diğer tarafa ilişkin milliyet&ccedil;i mesajlarının dilinin daha sertleşeceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Umarım yanılırım. Se&ccedil;im sonrasında da ne olacağı konusunda ş&uuml;phelerim var. Bazı şeyler ertelenebilir veya bitebilir.</span></p><p>Kaynak: Haber Vaktim -&nbsp;http://www.habervaktim.com/haber/392236/cozum-sureci-ne-zaman-bitecek.html</p>]]></content:encoded>
      <guid>http://www.midyatgazete.com/roportajlar/cozum-sureci-ne-zaman-bitecek-h2118.html</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Oct 2014 19:02:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="http://www.midyatgazete.com/images/haberler/" type="image/jpeg"/>
      <author>Midyat Gazete</author>
    </item>
  </channel>
</rss>
