Üç Yolcu - Büyüklere Masallar
26.Mayys.2011, 18:52
iletisim@midyatgazete.com
Vaktiyle bir diyardan başka bir diyara gitmek için yola çıkan üç kişi ,kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde karşılaşmışlar.Hem daha güvenli olur, hem de konuşa konuşa gideriz diyerek beraberce yola devam etmeye karar vermişler.
Gide gide bir yamaçta karşılarına bir mağara çıkmış.Hem dinlenir hem yemeğimizi yeriz diyerek mağaraya girmişler.Sağa sola bakınıp daha oturmaya kalmadan mağara büyük bir gürültü ile üzerlerine kapamış.Bir meşale yakıp ne yapacaklarını düşünürlerken içlerinden biri ”Kainatta tesadüfe tesadüf edilmemiştir.Bizi buraya getiren boşuna getirmemiştir”.demiş.Bunun üzerine ne yapacakları hakkında konuşup tartışmış ve bir karara varmışlar.Herkes Allah rızası için yaptığı bir şeyi anlatacak ve mağara kapısının açılmasını bekleyeceklermiş.
Birinci adam başlamış anlatmaya; “bir zamanlar çok güzel bir kız sevdim.Bu kız aynı zamanda akrabamdı .Onu anasından babasından istedim.Ama kız bir türlü benimle evlenmek istemedi.Aradan uzun bir zaman geçti.Kız evlendi çoluk çocuğa karıştı.Derken kocası vefat etti.Maddi durumu gittikçe bozuldu.Bense gayet varlıklı biri olmuştum.Birgün kapıma geldi.Çocuklarının kaç gündür aç olduklarını ona yardım etmemi istedi.Onu hala seviyordum.Kafamda o an şeytani planlar oluştu.Kadına beraber olma karşılığında istediği kadar yardım edeceğimi söyledim.Kadının suratı o an sapsarı kesildi,titredi.Kapıya doğru koştu ve kaçtı.Birkaç gün sonra tekrar geldi.Teklifimi kabul etmekten başka çaresinin kalmadığını ağlaya ağlaya anlattı.Bu arada kadın sıtmaya yakalanmış gibi titriyordu.Bende bu haline çok acıdım.Ona her türlü maddi yardımı yaptım.Allaha beni af etmesi için yalvardım.”
Adamın anlattıklarından sonra mağara kapısı çok az bir şekilde açılmış.Ama açılan yer ancak bir farenin geçebileceği kadarmış.Bunun üzerine ikinci adam başlamış anlatmaya.
Bundan on yıl kadar önce bir ev inşa ediyordum.Bir işçim yevmiyesinin azlığından şikayet ederek darıldı.Benimle tartışıp memleketi terk etti.Gittikten sonra hatamı anladım.Adama da birkaç günlük yevmiye borçluydum .Adamı ne kadar aradıysam da bir türlü bulamadım.Bende parasının değerini korumak için ona bir koyun aldım.Koyun mevsimi geldiğinde ikiz doğurdu.Böylece adamın 3 koyunu olmuştu.Bu hal yıllarca devam etti.Adam memleketine döndüğünde hatırı sayılır bir koyun sürüsü olmuştu.Adama olup bitenleri anlattım ve helallik istedim.Adam sevincinden ağladı hakkını helal edip sürüsünü aldı gitti.
Mağaradakiler ikinci adamın anlattıklarından sonra mağara kapısının açılmasını beklediler.Ama mağara kapısı yine önceki gibi az biraz açılmış.Ama bir insanın geçebileceği kadar değilmiş.Bunun üzerine üçüncü adam da başlamış anlatmaya;
Benim demiş; “ annemle babam yanımda yaşlandılar.Onların bir dediklerini iki etmezdim.Her akşam sütlerini içirmeden yatırmaz ,dikkat ederdim.Birgün erken den yattılar.Sütlerini içirememiştim.Onları uyandırmaya da kıyamadım.Süt kasesi elimde ,saatlerce bekledim.Uyandıklarında sütlerini içirdim,sonra yatağıma gittim.Eğer bunu Allah rızası için yaptımsa inşallah bu mağara kapısı açılır “der demez mağara kapısı ardına kadar açılmış.Üç yolcu huzurlu bir şekilde yollarına devam etmişler.
SONUÇ:Bu hikayeden çıkarılacak sonucu okuyucularımın yorum kısmına yazmalarını rica ediyorum.Saygılarımla haftaya görüşmek üzere…
Bu yazı 1513 defa okunmuştur.