Açıklamada, "İşgalci hükümetin başı, savaş suçlusu Netanyahu'nun el-Burak Duvarı'nda Yahudi ritüelleri yapması ve yerleşimci çetelerin mukaddes Mescid-i Aksa'nın avlularına baskın düzenlemesi, camiye ve Filistin devletinin başkenti Kudüs şehrine Yahudileştirmeyi dayatma amacıyla yapılan provokatif ve kabul edilemez bir adımdır." denildi.
İşgal rejiminin Kudüs ile işgal altındaki Batı Şeria'da Yahudileşme projeleri kapsamında attığı adımların Arap milli kimliğini değiştirmede başarılı olmayacağı ve Filistin halkının bu tür girişimlere karşı duracağı kaydedildi.
Arap ve İslam âlemine seslenilen açıklamada, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'yı savunmak ve Filistin halkının işgale karşı direnmesine destek sağlamak için harekete geçme çağrısı yapıldı.
Uluslararası topluma da işgal rejiminin suçlarını, uluslararası hukuk ve Filistin halkına yönelik ihlallerini durdurmak için siyasi sorumluluğunu üstlenme çağrısında bulunulan açıklamanın tamamı şu şekilde:
"İşgalci hükümetin başı, savaş suçlusu Netanyahu'nun Burak Duvarı'na saldırması ve yerleşimci çetelerin kutsal Mescid-i Aksa'nın avlularını kirletmesi, camiye ve Filistin Devleti'nin başkenti Kudüs şehrine Yahudileştirme dayatmayı amaçlayan kışkırtıcı ve kabul edilemez bir eylemdir.
Faşist işgalin Kudüs ve işgal altındaki Batı Şeria'daki eylemlerinin ve Yahudileştirme projelerinin, ulusal Arap kimliğini değiştirmede başarılı olamayacağını ve halkımızın tüm bu sömürgeci girişimlere karşı bir kale olarak duracağını teyit ediyoruz.
Arap ve İslam uluslarını, hükümetlerini, halklarını ve örgütlerini, Müslümanların ilk kıblesini savunmak ve korumak için harekete geçmeye ve faşist işgale karşı halkımızı desteklemeye çağırıyoruz. Ayrıca, uluslararası toplumun işgalin suçlarını ve uluslararası hukukun ve halkımızın ulusal haklarının açık ihlallerini durdurmak için siyasi sorumluluklarını üstlenmesini bekliyoruz."
Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamada,Netanyahu, eşi ve ABD'nin Kudüs Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Mescid-i Aksa'daki el-Burak Duvarı'nda Yahudi ritüelleri yaptığını duyurmuştu.
Netanyahu, eşi ve Huckabee'nin eyleminin Müslümanlara yönelik bir kışkırtma olarak değerlendirildiği açıklamada, Mescid-i Aksa'nın mukaddesatının ve uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiği bildirilmişti. (İLKHA)
Öğrencileri sınıfta ziyaret eden Başkan Sami Er, ücretsiz kitap ve spor malzemesi dağıttı.
Er, "Yerli teknoloji diyoruz; yapılan uçak ve arabaları toprağa gömdüler. Cumhuriyet kuruldu kurulalı bir ileri bir geri giderken ilk defa yerli markalar üretildi. Bölge ve dünyada güç sahibi olduysak yerli üretimdendir. Yıllarca bunu ıskaladık. Ağır sanayi ile alay edildi. İçimizdeki art niyetli hainler emperyalistlerle birlikte bize yıllarca iş yaptırmadı. Ama bugün kendi yerli ve milli ürünlerimiz var." dedi.
"Mutlaka kendinize bir hedef belirlemelisiniz"
Daha sonra ortaokul öğrencilerine tavsiyelerde bulunan Er, "Aranızdan mühendis, doktor, yönetici, belediye başkanı ya da Cumhurbaşkanı çıkacak. Yeter ki azim olsun. Derslerinizi en iyi şekilde çalışın. Ailenize yaraşır bireyler olun. İşimiz ders çalışmak olsun. Mutlaka kendinize bir hedef belirleyin. Çalışırsanız ve azmederseniz başarı gelir." ifadelerini kullandı.
Daha sonra öğretmenlerle bir araya gelen Er, okul gezilerinden büyük bir zevk aldığını ifade etti.
Öğrencilerle hemhal olup, okulun eksiklerini dinleyip, talepleri aldıklarını kaydeden Er, Millî Eğitim Bakanlığının okullara gerekli desteği verdiğini, Büyükşehir Belediyesi olarak ufak tefek eksikleri giderdiklerini söyledi.
Malatya'da inşa sürecinde final aşamasına gelindiğini kaydeden Er, "Bütün ihaleler yapıldı. Malatya'da bu yılsonuna kadar yüzde 80-90 oranında bağımsız bölüm teslim edilecek. Ufak tefek işlerde 2026 yılının ilk çeyreğinde tamamlanacak. Malatya'da çok büyük bir operasyon gerçekleştiriliyor. 104 bin bağımsız bölüm TOKİ ve Emlak Konut marifetiyle yapılıyor. 15 bin konutta yine devlet desteğiyle yerinde dönüşümle inşa edilecek. Allah devlete zeval vermesin." diye konuştu.
"Eğitime yönelik çok ciddi yatırımlarımız var"
Depremin yaralarını sararken insanların normalleşmesi, şehrin yavaş yavaş depremi unutması için sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlediklerini dile getiren Er, şunları kaydetti:

"Eğitime yönelik çok ciddi yatırımlarımız var. Şehrin en büyük kütüphanesi belediye binamızın içinde inşa ediyoruz, iki aya kadar bitirmeyi planlıyoruz. Malatya genelinde kütüphaneleri yaygınlaştıracağız. Malatya kütüphaneler şehri olacak. Spor ve kültüre çok önem veriyoruz. Ücretsiz hazırlık kurslarımız var. Dijital Dershanemiz ile geçen yıl 5 bin öğrenciye eğitim verdik, bu yıl 10 bin öğrenciyi hedefledik. İmkânı olmayan öğrencilere internet desteği veriyoruz, yine imkânı olmayan öğrencilerin sınav ücretlerini yatırıyoruz. Bunun yanında ücretsiz kitap desteğimiz var."
Şehrin genelinde altyapı ile ilgili önemli yatırımların olduğunu anımsatan Er, "Büyükşehir Belediyesi olarak altyapıya dönem sonu itibariyle 15 milyarlık yatırım yaptık. Şehrin şebekesi yenileniyor, asbest boruların tamamı değişiyor. Bunun yanında TOKİ'de 15 milyarlık altyapı yatırımı yapıyor. Malatya'nın küresel ısınmadan dolayı içme suyu azaldı, bu noktada alternatif su kaynağı için kaynak ayarladık." ifadelerini kullandı.
"Sanayi bölgelerini şehir merkezinden taşıyoruz"
Malatya'da 'Çevreyolunun altı-üstü' kavramını yaptıkları çalışmalarla kaldıracaklarını ifade eden Er, "Bu bölgelere hizmet veriliyor ama teknik nedenlerle yeterli hizmet alamamış. Bu bölgelerde rezerv alanlarla yerinde dönüşümler yapılıyor. Çavuşoğlu'nun altındaki sanayiyi şehrin dışına çıkaracağız. İş yerlerinin bir kısmı Altay Kışlası'na taşındı. 800 iş yeri daha yapacağız. Sektörler arasında kümelenme yapacağız. Kent merkezindeki iş yerleri dışarıya çıkarılacak ve şehir daha yaşanabilir bir hale gelecek. Sanayi devasa bir alan, burada yatırımlarımız olacak. Bu çalışmalarla 'Çevreyolu altı-üstü' kavramı ortadan kalkmış olacak." açıklamasında bulundu. (İLKHA)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek ve bulundurmak suçundan ise 14 kişi hakkında adli işlem yapıldı.
Operasyonlarda yapılan aramalarda, 19,67 gram metamfetamin, 1,82 gram esrar, 1 pompalı tüfek, 29 kartuş, 1 şarjör ve 68 fişek, 1 esrar öğütme aparatı ile uyuşturucu madde kullanmaya yarayan 2 cam aparat ele geçirildi. (İLKHA)
Deprem, yerin 50.53 kilometre derinliğinde kaydedildi.
Depremde, ilk belirlemelere göre herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. (İLKHA)
Edinilen bilgilere göre, S.Ç. idaresindeki 44 ABK 263 plakalı hafif ticari araç, yolun karşısına geçmeye çalışan koyun sürüsüne çarptı.
Kazada 12 koyun telef olurken, araç sürücüsü S.Ç. hafif şekilde yaralandı.
Yaralı sürücü, olay yerine sevk edilen ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.
Kaza nedeniyle yolda telef olan hayvanlar sebebiyle trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı.
Araç ve telef olan hayvanların yoldan kaldırılmasının ardından yol, yeniden çift şerit olarak ulaşıma açıldı.
Koyunları otlatmadan dönüşte karşıya geçirmeye çalıştıkları sırada, hızla gelen aracın sürüye çarptığını ifade eden sürünün çobanı Hasan Hüseyin Er, yolun karanlık olduğunu ve sürücüyü uyarmaya çalıştığını iddia ederek, 12 koyunun karınlarındaki kuzularla birlikte telef olduğunu, 2 hayvanın ise yaralı olduğunu söyledi.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (İLKHA)
Olayla ilgili şahıslara, ilgili mevzuat kapsamında toplam 975 bin 563 lira idari para cezası ve tazminat uygulandı.
Yetkililer, yaban hayatının korunmasına yönelik denetimlerin aralıksız süreceğini belirterek, vatandaşları yasa dışı avcılık konusunda duyarlı olmaya çağırdı. (İLKHA)
Rus "Su-35S" ve "Su-27" savaş uçaklarının eşlik ettiği uçuşun 5 saati aştığı kaydedilen açıklamada, "Uzun menzilli havacılık mürettebatı, düzenli olarak Arktik, Kuzey Atlantik, Pasifik Okyanusu, Baltık ve Karadeniz'in tarafsız suları üzerinde uçuşlar gerçekleştiriyor. Rusya Hava ve Uzay Kuvvetleri uçaklarının tüm uçuşları, uluslararası hava sahası düzenlemelerine sıkı şekilde uyularak gerçekleştirilmektedir." denildi. (İLKHA)
Fabrika işçilerini taşıyan servis minibüsü ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı.
Yaralılar, Boyabat 75. Yıl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlaıldı. (İLKHA)
Bazı tarım sendikaları salgının yayılmasını önlemek için hükümetin itlaf politikasına destek verirken, bazı siyasiler ve çiftçi grupları itlafın çok katı şekilde uygulanmasına karşı çıkıyor.
Toulouse kentinde birkaç gündür traktörleriyle şehirde yolları trafiğe kapatan çiftçiler, ellerinde pankartlarla eylem yapıyor.
Çiftçiler A63 otoyolunda hız kameralarını söküp ateşe verdi, birçok kentte valilik ve kaymakamlık binalarına gübre döküldü.
Traktörlerle otoyol bariyerleri yıkılırken, köprü altlarında lastikler yakıldı.
Tarım Bakanı Annie Genevard’ın, yumru hastalığını önlemek için hükümetin yürüttüğü politikaya karşı çıkan çiftçiler ile görüşmek üzere Toulouse’a gitmesi planlanıyor.
Bakan Genevard’ın bölgeye ziyareti hastalıkla mücadelede aşılama çalışmalarının teşvik edilmesini amaçlarken, bu kapsamda yaklaşık 1 milyon büyük başın aşılanması hedefleniyor.
Fransa’da yaklaşık 3 aydır büyük baş hayvanlarda görülen yumrulu deri hastalığı ile mücadele sürüyor.
Yumrulu deri hastalığı, büyükbaş hayvanların ateşlenmesine, derilerinin yüzülmesine, kilo kaybetmesine, doğum sorunları yaşamasına ya da ölümüne neden oluyor. (İLKHA)
H3N2 enfeksiyonunda en sık görülen şikâyetlerin yüksek ateş ve eklem ağrıları olduğu ifade edilirken, burun akıntısının her vakada görülmediği bildirildi. Boğaz ağrısı ve kuru öksürüğün yaygın belirtiler arasında yer aldığı, bazı hastalarda ise hastalığın ishalle başlayabildiği aktarıldı.
Risk grupları için ağır seyir uyarısı
Grip aşısı yaptıran kişilerin hastalığı hafif atlattığı ya da hiç yakalanmadığı belirtilirken, aşısız bireylerin daha yüksek risk taşıdığı vurgulandı. Özellikle kronik hastalığı bulunanlar, böbrek ve karaciğer rahatsızlığı olanlar, hamileler ve 5 yaş altı çocuklar için hastalığın daha ağır seyredebildiği ifade edildi.
Uzmanlar, H3N2 vakalarının Türkiye'de de görüldüğünü hatırlatarak, antibiyotik kullanımının kesinlikle önerilmediğini belirtti. Hijyen kurallarına dikkat edilmesi, kalabalık alanlarda maske takılması ve ellerin sık sık yıkanması gerektiği vurgulandı. Okullarda çocukların bilinçlendirilmesinin de bulaş zincirini kırmada önemli olduğu kaydedildi.
İlk günler kritik önem taşıyor
Virüsün oldukça hızlı yayıldığına dikkat çekilerek, belirtilerin ortaya çıkmasının ardından ilk 48 saatin bulaştırıcılığın en yüksek olduğu dönem olduğu ifade edildi. Bu nedenle hastaların en az üç gün, mümkünse yedi gün evde istirahat etmeleri gerektiği belirtildi. Risk grubundaki kişilerin kalabalık ortamlarda maske kullanmasının önemine de dikkat çekildi.
Bilinçsiz vitamin kullanımı risk oluşturuyor
Uzmanlar, vitamin takviyelerinin gereksiz ve kontrolsüz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Sağlıklı ve dengeli beslenen bireylerin genellikle ek vitamin takviyesine ihtiyaç duymadığı, aşırı vitamin alımının ise vücut için toksik etki yaratabildiği belirtildi.
Vitamin eksikliği tespit edilmeden kullanılan takviyelerin karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği ifade edilirken, bu nedenle vitamin kullanımının mutlaka doktor kontrolünde olması gerektiği vurgulandı.
Özellikle çocuklara verilen vitamin ve balık yağı gibi ürünlerin, eksiklik saptanmadan kullanılmaması gerektiği belirtildi. Her türlü ilacın, vitamin dahi olsa, kulaktan dolma bilgilerle değil, uzman önerisiyle alınmasının önemine dikkat çekildi. (İLKHA)
Irak Cumhurbaşkanlığı, Raşid'in 329 üyeli parlamentoyu o tarihte toplanmaya davet eden ve oturuma en yaşlı üyenin başkanlık edeceği bir cumhurbaşkanlığı kararnamesini onayladığını açıkladı.
Bu kararname, Federal Yüksek Mahkeme'nin Pazar günü Irak'ın 2025 parlamento seçimlerinin nihai sonuçlarını onaylamasının ardından geldi ve bu da yeni bir hükümetin kurulmasına yönelik önemli bir adım oldu.
11 Kasım seçimlerinde iktidardaki "Şii Koordinasyon Çerçevesi", parlamentoda en büyük bloğu oluşturduğunu ve bu nedenle bir sonraki başbakanı atama konusunda anayasal hakka sahip olduğunu iddia etti.
Irak Anayasası'na göre, cumhurbaşkanı seçimlerin onaylanmasından sonraki 15 gün içinde yeni parlamentoyu toplamak zorundadır. Temsilciler Meclisi daha sonra anayasal yemini edecek, yeni bir başkan seçecek ve cumhurbaşkanı için oylama yapacaktır.
2003'teki ABD öncülüğündeki işgalden sonra kurulan Irak'ın etnik ve mezhepsel güç paylaşımı sisteminin şartlarına göre, cumhurbaşkanlığı Kürtlere, meclis başkanlığı Sünni Müslümanlara ve başbakanlık makamı Şii Müslümanlara ayrılmıştır. (İLKHA)
Ancak Washington, İngiltere'nin diğer alanlarda ticaret engellerini azaltma konusunda ilerleme kaydetmediğini gerekçe göstererek anlaşmayla ilgili müzakereleri askıya aldı.
Bir hükümet yetkilisi, "ABD ile özel ilişkimiz güçlü olmaya devam ediyor ve İngiltere Teknoloji Refah Anlaşması'nın her iki ülkedeki çalışkan insanlara fırsatlar sunmasını sağlamaya kararlı." ifadesini kullandı.
The New York Times gazetesi, iki taraf arasında dijital düzenlemeler ve gıda güvenliği kuralları da dâhil olmak üzere "daha geniş çaplı anlaşmazlıklar" olduğunu bildirmişti.
Anlaşma kapsamında ABD'li teknoloji şirketleri İngiltere'de büyük çaplı yatırım yapma taahhüdünde bulunmuştu. (İLKHA)
Menteşe, Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında getirilen düzenlemeyle, restoran ve kafelerin sundukları hizmetlerin fiyatlarını işletme girişinde, müşterilerin rahatça görebileceği şekilde sergilemelerinin zorunlu hale geldiğini hatırlattı. Bu uygulamanın 1 Ocak 2024 itibarıyla yürürlüğe girdiğini vurguladı.
2025 yılı içinde İstanbul genelinde yaklaşık 26 bin işletmenin denetlendiğini belirten Menteşe, bu kontrollerde 18 bin 177 üründe mevzuata aykırı durum tespit edildiğini ve bu nedenle 57 milyon 548 bin 382 lira idari yaptırım uygulandığını açıkladı. Bazı ürünlerde, özellikle döner ve iskender gibi yiyeceklerde gramaj kurallarının da yakından takip edildiğini dile getirdi. (İLKHA)
Açıklamada, tespitin ardından durumun derhal ilgili adli ve emniyet birimlerine bildirildiği, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı ile İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde adli ve teknik süreçlerin başlatıldığı ifade edildi.
İncelemelerin sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla binanın güvenlik altına alındığı, ilgili alanlarda detaylı çalışmaların yapıldığı aktarılan açıklamada, sürecin ilgili kurumlar tarafından titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
Öte yandan Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Yazıcıoğlu, açıklamasında, “Tokat Belediyesi başkanlık binası olarak kullanılan Canikli Konağı’ndaki makam odamızda dinleme cihazı bulunmuştur. Gerekli olay yeri inceleme işlemleri yapılmış ve Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Bu saldırının arkasında kim olursa olsun, adalet önünde hesap verecektir.” ifadelerine yer verdi. (İLKHA)
Kış şartlarının ağırlaşmasıyla birlikte çadırların kullanılamaz hâle geldiğini, on binlerce ailenin soğuk, açlık ve hastalıkla baş başa bırakıldığını ifade eden Ramanlı, siyonist işgal rejiminin barınma ve temel ihtiyaç malzemelerinin Gazze’ye girişini engellediğini vurguladı.
Gazze’de insani krizin derinleştiğini belirten Ramanlı, "Gazze’de kış şartlarının ağırlaşmasıyla birlikte insani kriz daha da derinleşmiştir. Sürekli bombardıman altında kalan bölgede, hâlihazırda barınma imkânı neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumdadır. Yıpranmış ve kullanılamaz hale gelen çadırlar, son yağışlarla birlikte sular altında kalmış; on binlerce aile açıkta ve soğukta adeta ölüme terk edilmiştir. Bölgede halen en az 300 bin çadıra acil ihtiyaç varken, siyonist işgal rejimi çadır ve temel barınma malzemelerinin Gazze’ye girişini engellemektedir." dedi.
"İnsan hakları örgütlerinin sorgulaması gereken, Aksa Tufanı değil; bu direnişi zorunlu kılan işgal, abluka ve sistematik zulüm politikalarıdır"
Konuşmasının devamında Ramanlı, şu ifadelere yer verdi:
"Soykırım saldırıları sürecinde on binlerce çocuk katledilmişken, bugün de hayatta kalanlar açlık, soğuk ve hastalıkla baş başa bırakılmaktadır. Buna rağmen ateşkesin arabulucusu olan ülkeler dâhil uluslararası toplum, yalnızca açıklama yapmakla yetinmekte; işgal rejiminin ateşkesi hem saldırılarla ihlal etmesine hem de insani yardımları engellemesine karşı somut ve bağlayıcı adımlar atmaktan kaçınmaktadır. Her gün sivillerin hedef alındığı bu tabloda, Uluslararası Af Örgütü’nün 7 Ekim Operasyonunu merkeze alarak HAMAS’ı hedef alan tutumu da kabul edilemez. İnsanlığa karşı suç teşkil eden gerçeklik, 7 Ekim’den çok önce başlayan işgal, Batı Şeria’da süregelen katliamlar, Filistinlilerin topraklarına ve evlerine el konulması ve Gazze’ye girecek en temel gıdanın dahi onlarca yıldır siyonist onayına tabi tutulmasıdır. Uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin sorgulaması gereken, Aksa Tufanı değil; bu direnişi zorunlu kılan işgal, abluka ve sistematik zulüm politikalarıdır."

"Baro’nun iddiaları hem hukuken hem de toplumsal gerçeklik bakımından temelsizdir"
Baro’nun ibadete karşı tutumunun kabul edilemez olduğunun altını çizen Ramanlı, "İzmir Menderes Adliyesi’nde bir hâkimin, Cuma namazı saatinin mesai ile çakışması nedeniyle duruşmaya ara vermesi, İzmir Barosu tarafından hedef alınmış; Baro, bu insani ve anayasal hakkı 'Cumhuriyet’in kazanımlarına aykırılık' gibi köhnemiş bir söylemle mahkûm etmeye çalışmıştır. Bu yaklaşım, yıllardır bu ülkede laiklik ve Kemalizm adına topluma tepeden bakan, dışlayıcı ve inanç düşmanı zihniyetin tipik bir tezahürüdür. Oysa Anayasa’nın 24. Maddesi, din ve vicdan hürriyetinin yalnızca inanca sahip olmayı değil, inancın gereği olan ibadetleri serbestçe yerine getirmeyi de kapsadığını açıkça düzenlemektedir. 2016 yılında yayımlanan genelgede de Cuma namazı saatinin mesai ile çakışması hâlinde kamu çalışanlarının izinli sayılması hüküm altına alınmıştır. Baro’nun iddiaları hem hukuken hem de toplumsal gerçeklik bakımından temelsizdir." şeklinde belirtti.
Ramanlı, "Ne var ki idari tasarruflara rağmen hem kamu hem özel sektörde uygulamada hâlâ ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Tam da bu nedenle HÜDA PAR olarak Temmuz 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğumuz kanun teklifiyle, Cuma namazı saatinin mesaiyle çakışması hâlinde memur ve işçilerin kanunen izinli sayılmasını öngördük. İzmir Barosu’nun açıklaması, bu ihtiyacın ne kadar elzem olduğunu bir kez daha göstermiştir. İnanç özgürlüğünü hedef alan gerici ve dayatmacı zihniyete karşı, toplumsal barışın ve anayasal hakların güçlendirilmesi adına tüm partileri ve kesimleri bu kanun teklifini desteklemeye çağırıyoruz." ifadelerine yer verdi.

"Tüp bebek tedavisi dışında çocuk sahibi olamayan çiftlere, üç çocuğa kadar tüp bebek tedavisinin ücretsiz hâle getirilmesi gerekir"
Tüp bebek tedavisi tamamen ücretsiz olması gerektiğine değinen Ramanlı, son olarak şunları aktardı:
"Sayın Cumhurbaşkanının 2025 yılını 'Aile Yılı' ilan etmesi, demografik yapımızdaki hızlı değişime karşı alınması gereken tedbirlerin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye’nin doğurganlık hızı 2001’de 2,38 iken 2024’te 1,48’e düşmüş; nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in çok altına inmiştir. Aynı dönemde yaşlı nüfus oranı yüzde 10,6’ya ulaşmıştır. Mevcut eğilimler devam ederse 2100 yılında her iki kişiden birinin 60 yaş ve üzerinde olacağı öngörülmektedir. Bu tablo, geleceğimizin güvenle inşasından ekonomik istikrara kadar birçok alanda ciddi riskler barındırmaktadır.
Doğurganlıktaki bu keskin düşüş dikkate alındığında, tüp bebek tedavisi aile politikaları açısından büyük önem kazanmaktadır. Tüp bebek tedavisi dışında çocuk sahibi olamayan çiftlere, üç çocuğa kadar tüp bebek tedavisinin ücretsiz hâle getirilmesi; değilse de en azından ilk çocuk için yapılacak tedavi masraflarının tamamen devlet tarafından karşılanması gerekir. Ayrıca doğum öncesi ve sonrası anne adaylarına sunulan sosyal ve psikolojik desteklerin güçlendirilmesi, çocuklarına bakan annelerin daha fazla desteklenmesi ve ailelere yönelik ekonomik teşviklerin artırılması gerekmektedir. Güçlü aile, güçlü toplum demektir. Bugün atacağımız adımlar, yarının nüfusunu, üretim kapasitesini ve toplumsal dayanıklılığını şekillendirecektir." (İLKHA)
TsNIIMash, Teledroid'in uçuş modelinin üretildiğini ve şu anda son testlerden geçtiğini belirtti. Bu kontrollerin tamamlanmasının ardından robotun Haziran 2026'dan itibaren ISS'ye teslim edilmesi planlanıyor. Ağustos 2026 ile Mart 2027 arasında yapılması planlanan Rus bölümünün 75. ISS keşif gezisinin üyelerinin, robotu yörüngede çalıştırması bekleniyor.
Teledroid, açık uzayda ve vakumda, radyasyon ve aşırı sıcaklık koşulları altında çalışmak üzere özel olarak tasarlanmış, insan benzeri kollara, ellere ve kafaya sahip, gövde tipi antropomorfik bir robottur. NASA'nın Robonaut-2'si gibi yalnızca istasyon içinde test edilen önceki uzay robotlarının aksine, Teledroid, uzay yürüyüşleri sırasında dış operasyonlar için tasarlanmıştır. (İLKHA)
22 Kasım'da gerçekleştirilen çalıştayda 60 akademisyen ve sivil toplum temsilcisinin katıldığı üç oturumda, dijitalleşmenin aile yapısına etkilerinin derinlemesine analizi yapıldı.
Çalıştayın en çarpıcı bulgularından biri "Alfa Kuşağı"nın pandemi süreciyle dijital dünyayı en aktif kullanan nesil haline gelmesi oldu. Uzmanlar, çocukların erken yaşta dijital çağla "organik teması" bulunduğunu ve teknolojiyle tanışma yaşının giderek düştüğünü tespit etti.
Çalıştayda, önemli olan ekran süresinin miktarı değil niteliği olduğunu belirten uzmanlar, dijital dünyanın bireyin iyi oluşuna katkı sağlaması gerektiğini vurguladı.
Sonuç bildirgesinde yeni bir kavram olarak ortaya çıkan "algoritma bağımlılığı"na dikkati çeken uzmanlar, klasik bağımlılık kavramından farklı olarak, dijital platformların kullanıcıları uzun süre platformda tutmayı hedeflemesinin çocukların zarar görme olasılığını arttırdığını ifade ediyor.
Dijital bağımlılık yerine "algoritma bağımlılığı" kavramı öne çıktığı çalıştayda, kullanım miktarından ziyade kullanım şeklinin önemli olduğu vurgulandı.
2 yaş altı çocuklar için ekranların tamamen yasaklanması gerektiğini belirtilen çalıştayda, 6-12 yaş arası çocuklar için kontrollü kullanım sağlanması önerisinde bulunuldu.
Çocukların odalarında modem bulundurulmaması önerisinde de bulunan uzmanlar, aile ile birlikte aktivitelerin teşvik edilmesi, güneş ışığı ve spor faaliyetlerine öncelik verilerek çocukların dijital ekranlardan uzaklaştırılması tavsiye edildi.
Çalıştayda özellikle çocukların "iletişim açlığı" yaşadıklarında dijitale yöneldikleri ve aile ilgisinin eksik olduğu durumlarda dopamin salgısı ile ödül mekanizması oluşarak bağımlılığa yol açtığı saptandı. (İLKHA)
"
Metreweli, Moskova yönetimini kaos ihraç eden bir strateji izlemekle suçladı ve Rusya’nın yalnızca Ukrayna’ya değil, Batı’ya karşı da çok boyutlu bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Londra’daki MI6 karargâhında konuşan Metreweli, Rusya’nın Ukrayna’yı boyunduruk altına almaya çalıştığını ve NATO’yu sistematik biçimde taciz ettiğini ifade ederek, “Saldırgan, yayılmacı ve revizyonist bir Rusya tehdidiyle yaşamaya devam ediyoruz” dedi.
Putin’in tarihsel gerçekleri çarpıtan yaklaşımı ve güç arzusunun yüz binlerce insanın hayatına mal olduğunu söyleyen Metreweli, bu kayıpların her geçen gün arttığını kaydetti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in müzakere süreçlerini bilinçli olarak uzattığını savunan Metreweli, savaşın bedelinin Rus halkına yüklendiğini dile getirdi.
Ukrayna’ya verilen desteğin süreceğini belirten Metreweli, “Putin’in hiçbir şüphesi olmasın: Desteğimiz kalıcıdır. Ukrayna adına uyguladığımız baskı sürdürülecektir. Bu, yalnızca Avrupa’nın egemenliği ve güvenliği için değil, küresel istikrar için de hayati önemdedir.” açıklamasını yaptı.
Metreweli, Rusya’nın Ukrayna’daki sıcak savaşın yanı sıra Batı’ya karşı hibrit bir savaş yürüttüğünü belirterek, Moskova’nın savaş eşiğinin hemen altında kalan yöntemlerle Batı’yı test ettiğini söyledi. (İLKHA)
Başta başkent Sofya olmak üzere birçok kentte milyonlarca kişi, sokaklara çıkarak hükümeti protesto etti.
İki gün süren gösterilere milyonlarca kişinin katıldığı belirtilirken, protestolar Bulgaristan tarihinin en geniş katılımlı eylemleri oldu.
Göstericiler, bütçe politikalarının geri çekilmesini ve yolsuzluk iddialarının bağımsız şekilde soruşturulmasını istiyor.
Ülke genelinde artan kamuoyu baskısı karşısında hükümet, protestoların ikinci gününde istifa etmek zorunda kaldı.
Hükümetin düşmesinin ardından Bulgaristan'da erken seçim ve geçiş hükümeti seçenekleri gündeme geldi. (İLKHA)