Diyanet-Sen Malatya Şubesi, Memur-Sen Malatya İl Temsilcisi Hüseyin Söylemez ve diğer STK temsilcilerinin katılımıyla sendika binasında, Hekimhan İlçe Kaymakam Vekili İbrahim Cesur'un talimatıyla ilçede camilerin ve din görevlilerinin mahalle bekçileri tarafından denetletilmesi, bekçiler tarafından din görevlileri hakkında tutanak tutulması ve kaymakam Cesur'un müftülüğe giderek müftülük çalışanlarına bağırıp, hakaret edip ve müftülük personel ile beraber toplam 20 görevliye uyarı yazısı yazılarak ikaz edilmesine tepki göstermek amacıyla basın açıklaması düzenlendi.

Basın açıklamasını okuyan Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, din görevlilerinin mahalle bekçileri tarafından denetlenemeyeceğini ve mülki amir de olsa kimsenin din görevlilerine hakaret ve onları tehdit edemeyeceğini söyledi.

DEM'li Artuklu Belediyesine haciz baskını! DEM'li Artuklu Belediyesine haciz baskını!

"Din görevlileri toplumun önderi, yol göstereni, Peygamber mesleğinin varisleridir"

Din görevlilerinin toplumun önderi, yol göstereni ve Peygamber mesleğinin varisleri olduğunu anımsatan Engin, "Toplumda kardeşlik bilincinin oluşması, beraberliğimizin tesisi, pandemi, deprem ve tüm olağan ve olağan üstü durumlarda gece gündüz demeden çalışan din görevlilerimizi denetleme işi de kanunla yönetmelikle açıkça belirlenmiştir." diye aktardı.

"Bekçiler tarafından din görevlileri hakkında tutanak tutulması kabul edilemez"

Engin, "Hekimhan İlçe Kaymakam Vekili İbrahim Cesur tarafından, ilçede camilerin ve din görevlilerinin mahalle bekçileri tarafından denetletilmesi ve bekçiler tarafından din görevlileri hakkında tutanak tutulması kesinlikle kabul edilemez bir durumdur. Bekçinin görevleri arasında din görevlilerini denetlemek kesinlikle yoktur. Hekimhan ilçemizde bekçiler üzerinden yapılan denetlemeler ve din görevlileri hakkında tutulan tutanaklar kesinlikle hukuksuz bir uygulamadır." diyerek tepki gösterdi.

"Din görevlilerimiz kimsesiz ve sahipsiz değildir"

Din görevlilerinin kimsesiz, sahipsiz olmadığını belirten Engin, gece gündüz demeden büyük fedakarlıklarla görevlerini yerine getirmeye çalışan din görevlilerine kimse bu muameleyi reva göremeyeceğini söyledi.

"Müftüye, din görevlisine, müftülük çalışanlarına mülki amir de olsa hakaret edemez, tehdit edemez"

Engin, "Hekimhan Kaymakam Vekili bir ilçenin en yüksek mülki amiri olabilir ancak kanunların, yönetmeliklerin uygulanması konusunda en hassas davranması gereken kişi de bir ilçe de kaymakamın olması gerekir. Müftüye, din görevlisine, müftülük çalışanlarına mülki amir de olsa kimse hakaret edemez, tehdit edemez. Kanun, yönetmelik bellidir. Mülki amir bunların doğru uygulanması noktasında görevlidir. Soruyorum size bekçiye din görevlisini denetletmek hangi kanunda yer alıyor?" diye sordu.

"Camiyi denetleyecek kişi ilçe müftüsü, vaizi, murakıbı, şube müdürüdür"

Diyanet personelinin denetlenme esasları kanun ve yönetmelikle tayin edildiğini dile getiren Engin, "Dolayısıyla Hekimhan Kaymakam Vekili İbrahim Cesur tarafından görevlendirilen bir mahalle bekçisi marifetiyle tüm camiler denetlenerek, din görevlilerinin haftalık, yıllık ve idari izinleri gözetilmeksizin, ayrıca namaz vakitleri de dikkate alınmadan tutanak tutulmuş, tutanaklar kaymakam beyin talimatı denilerek muhtarlara zoraki imzalatılmıştır. Tutulan tutanaklar kanunsuzdur, geçersizdir ve derhal iptal edilmelidir." diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

"Kaymakam müftülüğe gelerek müftülük çalışanlarına hakaret etmiş"

Kaymakam Cesur'un müftülüğe gelerek müftülük çalışanlarına bağırıp hakaret ettiğini, müftülük personeli ile birlikte toplam 20 görevliye uyarı yazısı yazdırarak ikaz ettiğine dikkat çeken Engin, "Mahalle bekçisinin hocalarımızı denetlemesi ne anlama geliyor? Doğrusu çözemedik, kaymakam bey ilçedeki kurum müdürlerinden ya da diğer idarecilerden birilerini mülki amir olarak görevlendirerek denetim yaptırabilir veya ilçe müftüsü, vekilini çağırarak personelin görevi ile ilgili denetimlerinin yapılmasını doğal olarak isteyebilir. Lakin mahalle bekçisinin böyle bir denetim hakkı yok, böyle bir görevlendirme asla kabul edilemez. Bir de 'sendikanız hangisi? sendikanız gelsin, şimdi hakkınızı savunsun' şeklinde hakaretlerde ve tahriklerde bulunmuştur." dedi.

"4-6 yaş Kur'an kursları mezuniyet töreninde hakaret"

Yukarıda belirtilen olaylar öncesinde ilçe müftülüğünün organize ettiği 4-6 yaş Kur'an kursları mezuniyet töreninde il müftünün de hazır bulunduğu programda kaymakamın, Hekimhan İlçe Müftüsüne 'Bu nasıl program?' gibi cümlelerle bağırarak küçük düşürmeye çalıştığını kaydeden Engin, "Benzer hareketleri ve akabindeki yıldırma düşünceleri ve mahalle bekçisi kanalı ile tutanaklar müftümüz ve tüm görevlilerin moralini alt üst etmiştir. Makamı ve mevkisi her ne olursa olsun kimse bir din görevlisine hakaret edemez. Diyanet-Sen ailesi olarak haksızlık yapan kişinin makamına, mevkisine bakmadan her türlü adaletsizliğin ve haksızlığın karşısında olduğumuzun bilinmesini isteriz. Din görevlilerimiz sahipsiz değildir. Hangi makam ve mevkiden gelirse gelsin, din görevlilerimize yapılan haksızlıklar karşısında susmayacağız. Hukuki çerçevede din görevlilerimizin hakkını savunmaya, onların yanında olmaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın." ifadelerine yer verdi.

Engin son olarak, "Hekimhan kaymakam vekilinin müftü, müftülük personeli ve din görevlileriyle eş güdüm halinde çalışması ve ilçedeki tüm kurumlara rehberlik etmesi beklenirken, ilçe müftülüğünü hedef alacak onur kırıcı davranışlar içerisinde olduğunu düşünmekteyiz. Zaten kaymakam vekilinin önümüzdeki hafta yeni görevine başlamak üzere ilçeden ayrılacağı söylenmektedir. Bu tayin süreci tamamlanmadan sorunun ivedi olarak çözülmesini talep ediyoruz. Devlet vakarına yakışmayan bu durumlara ve tutulan tutanak, savunma yazılarına karşı Diyanet-Sen olarak basın açıklaması yapmamız zorunlu hale gelmiştir." dedi. (İLKHA)

Kaynak: ilkha