Ankara’da özel bir hastanede kadın sağlığına yönelik toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen “Kadın Sağlığına Dair Her Şey” başlıklı seminer, her yaştan kadını alanında uzman isimlerle buluşturdu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte HPV, rahim ağzı kanseri, riskli gebelik süreçleri ve menopoz gibi kritik başlıklarda güncel bilgiler paylaşıldı.
Yoğun katılımın olduğu söyleşi, hastanenin konferans salonunda gerçekleştirildi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Esra Aktepe Keskin, Doç. Dr. Deniz Esinler, Op. Dr. Aylin Aker Ayrım ve Op. Dr. Ertan Öztürk katılımcıların merak ettiği soruları yanıtladı. İnteraktif bir ortamda ilerleyen etkinlikte modern tıbbın sunduğu yeni tedavi yöntemlerinden erken tanının hayati önemine kadar pek çok konu, alanında uzman isimler tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Ocak ayının Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı olması dolayısıyla etkinlikte rahim ağzı kanseri ve HPV hakkında da hayati bilgiler paylaşıldı.
Rahim ağzı kanserinde güncel cerrahi yöntemlerle doğurganlık korunabiliyor!
Prof. Dr. Esra Aktepe Keskin, rahim ağzı kanseri ve HPV farkındalığına dikkat çekerek kadın sağlığının toplum sağlığı açısından oldukça önemli olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Esra Aktepe Keskin, şu açıklamaları yaptı:
"Rahim ağzı kanseri, HPV ile ilişkisini net olarak bildiğimiz ve en önemlisi doğru tarama yöntemleriyle tamamen önleyebildiğimiz bir hastalık. HPV’nin rahim ağzı kanserine yol açan yüksek riskli grupları var. Tarama testleri ile hem HPV’yi hem de rahim ağzı kanserine yol açabilecek lezyonları tanıyabiliyoruz. Böylece hastalarımız rahim ağzı kanseri olmadan tedavi edilme imkanını bulabiliyorlar. Örneğin; HPV pozitif olan ve smear testi ile rahim ağzı hücrelerinde hücresel değişiklik gördüğümüz hastalarda çeşitli cerrahi işlemlerle rahim ağzı kanserinin ortaya çıkmasını engelleyebiliyoruz. Bu cerrahi yöntemler, genç hastalarımızda doğurganlığı koruyan ve ilerleyen dönemlerde gebelik ve doğum yapmalarına imkan sağlayan işlemler.”
Bu belirtiler göz ardı edilmemeli!
Katılımcılara, rahim ağzı kanserinin dikkat çekmeden ilerleyebileceği uyarısında bulunan Op. Dr. Ertan Öztürk, bu kanserin genelllikle yavaş ilerlediğinin altını çizdi. Rutin jinekolojik muayenelerin, düzenli smear ve HPV testlerinin önemine değinen Op. Dr. Ertan Öztürk, rahim ağzı kanseri belirtilerini şöyle açıkladı:
“Cinsel ilişki sonrası kanama, kötü kokulu kanlı akıntı, ara kanamalar, kasık ağrısı ve alt karın bölgesinde ağrı ve dolgunlık hissi yapabilir. Neden olduğu şikayetler genellikle çok spesifik değildir. Yaş grubu ve ek hastalıklar göz önünde bulundurularak kişiye özgü doğru bilgilendirme, takip ve korunma yolları ile başta rahim ağzı kanseri olmak üzere birçok jinekolojik hastalık önlenebilir.”
Jinekolojik tarama her yaşta hayati öneme sahip!
HPV ve rahim ağzı kanserinin sadece genç yaştaki kadınların değil menopoz dönemindeki kadınların da sorunu olduğunu kaydeden Op. Dr. Aylin Aker Ayrım, “Rahim ağzı kanserinde yeni vakaların yaklaşık yüzde 20’si 65 yaş ve üzerinde tespit ediliyor; çünkü bu dönemde taramalar ne yazık ki ihmal ediliyor. Düzenli smear ve HPV testi her yaşta hayati önemini koruyor.” diye konuştu.
Katılımcıların soruları üzerine menopoz döneminde ortaya çıkan diğer şikayetlere de değinen Op. Dr. Aylin Aker Ayrım, menopoz dönemindeki kadınların uyku sorunları, unutkanlık, kafa karışıklığı, öfke, depresif his, ateş basması ve gece terlemesi gibi şikayetler yaşadığını belirtti. Şikayetlerin azaltılmasında hormon replasman tedavisine başvurulabileceğini söyleyen Op. Dr. Aylin Aker Ayrım, bu tedavinin bu alanda yetkin bir hekim kontrolünde ve hastaya özel planlanmasının, özenli takibin oldukça önemli olduğunu vurguladı.
HPV gebelik döneminde de ortaya çıkabiliyor
Etkinlikte riskli gebelik süreçlerine dair kritik uyarılarda bulunan Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. Deniz Esinler, “Gebelikte HPV enfeksiyonu sık karşılaştığımız bir durum. Ancak hızla büyüyen, kanayan siğiller varsa veya önceden yüksek riskli HPV saptanmışsa, bu süreç kadın doğum uzmanı tarafından çok daha yakın ve dikkatli takip edilmelidir.” uyarısında bulundu.
Riskli gebelikle ilgili merak edilenleri cevaplayan Doç. Dr. Deniz Esinler, riskli gebeliğin özenli takip gerektirdiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle 35 yaş üstü gebelikler, fazla kilolu anne adayları, tüp bebek veya üremeye yardımcı tekniklerle sağlanan hamilelikler 'riskli gebelik' grubuna girer ve özenli bir takip gerektirir. Ayrıca gebelik zehirlenmesi, gebelik şekeri, plasenta yerleşim bozuklukları ve hamilelikte geçirilen enfeksiyonların mutlaka bir perinatoloji uzmanı tarafından takip edilmesi hayati önem taşımaktadır.” (İLKHA)