"Parasal genişleme aksiyonları gelişmekte olan ekonomileri pozitif etkiliyor"

- Yapı Kredi Üst Yöneticisi Gökhan Erün: - "Fed ve ECB'den gelen parasal genişleme aksiyonları, gelişmekte olan ekonomileri pozitif yönde etkiliyor" - "Geçen sene hareketliliğin arttığı dönemde gerek sektör gerekse ekonomi yönetiminin gösterdiği güçlü duruş ve bu tarz dönemlerden çıkarılan dersler ve tecrübeler, Türkiye'nin diğer gelişmekte olan ülkeler arasından pozitif yönlü ayrışmasını sağlayacaktır" - "Hem kendi deneyimi hem küresel dünyada oluşan gelişmelerin ekonomimize sirayeti ve doğabilecek sonuçları yönetme açısından sektörümüz oldukça tecrübeli" - "Kredilerde ve mevduatta büyümek, aynı zamanda yatırımcılarımızı, sermayedarlarımızı memnun edici bir kar seviyesine ulaşmak her daim hedefimiz olmaya devam edecek" - "75. yaşımızı kutladığımız 2019 yılında ekonomi, eğitim ve kültür sanat alanlarında sınırları kaldırmak için çalışmaya devam ediyoruz" - "Dijital ürün ve hizmetlerimiz neticesinde son bir yılda aktif dijital bankacılık müşterilerimizin sayısı yüzde 18, mobil bankacılık müşterilerimizin sayısı ise yüzde 23 artış gösterdi"

İSTANBUL (AA) - MURAT BİRİNCİ - Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Erün, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'ndan (ECB) gelen parasal genişleme aksiyonlarının gelişmekte olan ekonomileri pozitif yönde etkilediğini belirterek, "Geçen sene hareketliliğin arttığı dönemde gerek sektör gerekse ekonomi yönetiminin gösterdiği güçlü duruş ve bu tarz dönemlerden çıkarılan dersler ve tecrübeler, Türkiye'nin diğer gelişmekte olan ülkeler arasından pozitif yönlü ayrışmasını sağlayacaktır." dedi.

Gökhan Erün, AA muhabirine, Yapı Kredi'nin 75. kuruluş yıl dönümünde bankanın tarihi misyonu, gelecek hedefleri ve sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yapı Kredi'nin Bahçekapı'da açılan ilk şube ve 1 milyon lira sermaye ile İkinci Dünya Savaşı'nın zorlu yıllarında Türkiye'nin ilk özel bankası olarak kurulduğunu anımsatan Erün, kurulduğu ilk günden bu yana bankanın varoluş nedeninin daima ekonomiye ve insana değer katmak olduğunu vurguladı.

Erün, 9 Eylül 1944'ten bu yana toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel hafızasında yer eden, hatta bu hafızayı güçlendiren Yapı Kredi'nin tarihinde çok daha fazla ilkler ve enler olduğunu söyledi.

75 yılda yaklaşık 25 milyon müşteriye dokunduklarını ifade eden Erün, "Hizmette sınır yoktur" anlayışıyla hem sektöre hem de ülkenin tarihinde kuvvetli izler bırakan yüzlerce ilke imza attıklarını kaydetti.

Erün, ilk şube bankacılığı, ilk defa 24 saat bankacılık hizmeti, 444 0 444 ile ilk özel servis numaralı telefon bankacılığı, ilk kredi kartı, ilk tüketici kredisi ve ilk otomobil kredisi gibi sektörde bugün standart hale gelmiş pek çok ürün ve hizmetin arkasında Yapı Kredi'nin öncü rolünün bulunduğunu anlattı.

Türkiye'de ticari bir banka olarak ilk köy şubesini 1952'de Yapı Kredi’nin açmasının, bankanın kuruluşundan bu yana "uzak yakın demeden hizmeti müşteri neredeyse oraya götürme", "müşterisine en iyi hizmeti sunma" ilkesinin yansıması olduğunu ifade eden Erün, 1960'lı yıllarda sektörün ilk bilgisayarlı işlemini de Yapı Kredi'nin gerçekleştirdiğini söyledi. Erün, 1964'te Türkiye'ye gelen ve İstanbul Tünel şubesinde kullanılan bu bilgisayarın, şu anda Galata'daki tarihi arşivlerinde bulunduğunu aktardı.

Türkiye'de ilk defa 1984'te Yapı Kredi şubelerinin online olarak çalışmaya başlamasının bankacılık tarihinde önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Erün, yakın geçmişte bankanın dijital ve mobil alandaki ilklerine ilişkin şunları kaydetti:

"Son 10 yılda dijital ve mobil bankacılık alanında imza attığımız ilklerle müşterilerimizin hayatına hız ve kolaylık katıyoruz. Türkiye'de ve Avrupa'da bir ilk olarak göz tarama sistemi Göz ID ile müşterilerimize Yapı Kredi Mobil'e hızlı ve güvenli giriş imkanı tanıdık. Ülkemizin ilk AppStore Türkçe finansal uygulamasını, ilk finansal Android uygulamasını, ilk Apple Watch ürününü müşterilerimize sunduk. Dünyada bir ilk olarak Ford SYNC 3 Applink teknolojisine sahip araçlara entegre ettiğimiz Yapı Kredi Mobil ile müşterilerimize sürüşleri esnasında dahi destek sunabilir hale geldik. Bugün Yapı Kredi müşterisi olmak isteyenler, şubeye gelmeye gerek olmadan mobil bankacılık uygulamamız üzerinden müşterimiz olabiliyor."


- "Kültür sanatın gönüllü destekçisi ve koruyucusuyuz"


Gökhan Erün, Yapı Kredi'nin yalnızca finans alanında değil, kültür sanattan çevre ve eğitime kadar hayatın her alanında kalıcı izler bırakmış bir kurum olduğunu söyledi.

Özellikle kültür sanatın gönüllü destekçisi ve koruyucusu olarak bugüne kadar yaptıkları tüm çalışmaları ülkeye katkı adına bir vazife olarak gördüklerini ifade eden Erün, bankanın kurucusu Kazım Taşkent'in "Biz kültür ve sanatın bankasıyız" sözlerinin izinde Türkiye’de kültür sanatın kalbine dokunmayı başarmış olmaktan mutluluk duyduklarını belirtti.

Erün, Yapı Kredi Yayınları'nın, gerek yayımladığı 5 bini aşkın başlıktaki kitapla gerekse telif haklarına, tanıtıma, editörlük çalışmasına, baskı kalitesine verdiği önemle Türkiye’de yayıncılığı fersah fersah ileriye taşıdığını kaydetti.

Doğan Kardeş ile Türkiye'nin çocuklara yönelik ilk dergisini çıkardıklarını hatırlatan Erün, "Türkiye'nin ilk çocuklar arası resim yarışması, ilk çocuk tiyatrosu, ilk çocuk sineması ile genç nesillerin sanatla tanışma yaşlarını ve biçimlerini kıymetli biçimde değiştirdik. Bankamızın finansal desteğiyle çekilerek Türk sinemasını renkli filmle tanıştıran Halıcı Kız da kültür sanatla olan kuvvetli bağımızın en dikkate değer nişanelerindendir. Orijinal kopyasını hala arşivimizde koruduğumuz filmi restore ederek bu yıl 38. İstanbul Film Festivali'nde gelecek nesillere aktarılabilmesi için yeniden beyaz perdeye taşıdık." diye konuştu.


- "Kültür sanatta da ilklerin bankasıyız"


Yapı Kredi CEO'su Erün, Muhsin Ertuğrul'a destek vererek Türkiye'nin ilk özel tiyatrosu olan Küçük Sahne'nin kurulmasına katkıda bulunduklarını söyledi. Türk tiyatrosuna bu katkılarını, Türkiye'nin ilk kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale'nin anısına düzenledikleri Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri ile bambaşka bir seviyeye çıkardıklarını ifade eden Erün, Türkiye'nin en uzun soluklu ve en prestijli ödülü haline gelen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri ile tam 23 yıldır ülke tiyatrosunu ve tüm tiyatro emekçilerini desteklediklerini kaydetti.

Erün, Kazım Taşkent Sanat Galerisi ile sanat galerisi olan ilk Türk bankası unvanını aldıklarını anımsattı.

Yapı Kredi 75. Yıl Konserleri kapsamında Fame Müzikali'nden David Garrett'a dünyaca ünlü müzisyenler ve grupların Türkiye'ye geldiğini ifade eden Erün, hem Yapı Kredi Kültür Sanat hem de Yapı Kredi Bomontiada'da 2019 yılının başından bu yana 75. yaşları dolayısıyla birbirinden ilgi çekici konularda sergiler, söyleşiler ve atölye çalışmaları düzenlediklerini anlattı.

Erün, bu kapsamda Yapı Kredi Koleksiyonları'nı halkla buluşturduklarını, 75. yılını kutladıkları 2019 yılında ekonomi, eğitim ve kültür sanat alanlarında sınırları kaldırmak için çalışmaya devam ettiklerini bildirdi.


- "İlk yarıdaki yüzde 12,5'lik öz kaynak karlılık oranımızı, ikinci yarıda da sürdürmeyi hedefliyoruz"


Gökhan Erün, güçlü sermaye ve likidite yapıları, müşteriyi odağa alan organizasyonu ve nitelikli insan kaynaklarından aldıkları güçle yılın ilk yarısında iyi bir performans gösterdiklerini kaydetti.

Yılın ilk 6 ayında Kredi Garanti Fonu'nun da (KGF) desteğiyle TL kredilerini 2018'e göre yüzde 9 artırarak 131,6 milyar TL'ye yükselttiklerini ifade eden Erün, reel sektörün en büyük destekçileri arasında yer almaya devam ettikleri 2019'da toplam 8,4 milyar TL tutarındaki KGF kredisinin de katkısıyla KOBİ'lere destek sağlamayı sürdürdüklerini vurguladı.

Erün, yılın bu döneminde devam eden güçlü sermaye yaratımı ile sermaye yeterlilik oranlarını 2018 yılına göre 83 baz puan daha güçlendirerek yüzde 15,6'ya çıkardıklarını bildirdi.

Bu oranın, yıl sonu için hedefledikleri yüzde 15'in üzerinde olmasının yanında, yasal düzenlemeler gereğince sağlanması gereken sınırın da oldukça üzerinde yer aldığını belirten Erün, "Bankamızın ilk yarıyıldaki öz kaynak karlılık oranı yüzde 12,5 olarak gerçekleşti. Karlılık oranımızı 2019'un ikinci yarısında da sürdürmeyi hedefliyoruz. Kredilerde ve mevduatta büyümek, aynı zamanda yatırımcılarımızı, sermayedarlarımızı memnun edici bir kar seviyesine ulaşmak her daim hedefimiz olmaya devam edecek." şeklinde konuştu.


- "Mevduatta pazar payı kazandık"


Gökhan Erün, Yapı Kredi olarak bundan yaklaşık bir yıl önce kendilerine uzun vadeli bir vizyon belirlediklerini ve o vizyon çerçevesinde ilerlemeye devam ettiklerini aktararak, "Vizyonumuz doğrultusunda, sermayemizi güçlendirerek başladığımız bu yolda, sahip olduğumuz deneyim, güçlü bilançomuz, Türkiye'nin dijital bankası olarak en güncel teknolojiyi süreçlerimize adapte etmemiz, kaliteli insan kaynağımız ve müşteri odaklı hizmet modelimiz ile kârlılıkta sınıfının en iyisi olmayı hedefliyoruz." dedi.

Stratejilerinde, özellikle küçük miktarlı işlemlerde yaygınlaşarak büyüme hedefi doğrultusunda ilerlediklerini anlatan Erün, bunu ilk yıldan başardıklarını söyledi.

Erün, 2017 sonuna göre bireysel TL mevduatta 134 baz puan pazar payı kazandıklarını bildirdi. Mevduatta tabana yayılma hedefleri doğrultusunda mevduat maliyetlerini daha da iyi yönetebildiklerini aktaran Erün, böylelikle kredilerde de parçalı işlere yönelerek ekonomiye olan desteklerini artırarak sürdürdüklerini ve bu stratejiyle aynen devam edeceklerini kaydetti.


- "Aylık işlem adedimiz 100 milyonu aşıyor"


Yapı Kredi CEO'su Gökhan Erün, işlem bankacılığında kendilerine koydukları hedefin üzerinde gittiklerini belirtti.

Müşterilerle olan ilişkilerinde derinleşmeyi sürdürdüklerini ifade eden Erün, "Müşterimizin daha çok işlemini bankamızdan yapmasını sağlayacak yol haritalarını belirliyoruz. Dolayısıyla müşteri memnuniyetini her zaman öncelikli tutuyoruz ve aksiyon planımızı buna göre kuruyoruz. Mevcut durumda aylık 100 milyonu aşan işlem adedimiz var. Önümüzdeki dönemlerde bunu artırmaya devam edeceğiz." dedi.

Erün, teknolojiyi, hem müşterilerin hem de çalışma arkadaşlarının hayatına hız ve kolaylık katacak şekilde kullandıklarını anlattı. Bu yaklaşımla hayata geçirdikleri dijital ürün ve hizmetler neticesinde son bir yılda aktif dijital bankacılık müşterilerinin sayısının yüzde 18, mobil bankacılık müşterilerin sayısının ise yüzde 23 artış gösterdiğini bildiren Erün, şunları kaydetti:

"Ayrıca, şubelerimizi de dijitalleştirerek yeni hizmet modelimizi hayata geçirdik. Bugün 40'a yakın ürün ve hizmetimizi, müşteri temsilcilerimizin masalarında bulunan tablet ekranlar üzerinden dijital onayla müşterilerimize sunuyoruz. Bu bitmeyen bir süreç ve biz de Yapı Kredi olarak en son teknolojileri süreçlerimize dahil ederek uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Özetle, önümüzdeki dönemde de hayatın insanlara getirdiği ekonomik, fiziksel, coğrafi veya kültürel sınırları kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya ve tıpkı 75 yıldır olduğu gibi, ekonomiden eğitime, çevreden kültür sanata pek çok alanda ülkemize ve insanımıza aynı heves ve azimle sınırsız hizmet sunmaya devam edeceğiz."


- "Bankacılık sektörü oldukça tecrübeli"


Gökhan Erün, Fed'in faiz indirimi ve sözle yönlendirmesi konusundaki adımlarının küresel piyasalara ve bankacılık sektörüne etkisini de değerlendirdi.

Küresel gelişmelerin, özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde şu an en fazla hassasiyet yaratabilecek risklerin başında geldiğine dikkati çeken Erün, Fed ve ECB'den gelen parasal genişleme aksiyonlarının gelişmekte olan ekonomileri pozitif yönde etkilediğini ifade etti.

Erün, diğer yandan, Amerika-Çin ticaret savaşları ile küresel anlamda resesyon endişesinin de aynı şekilde ekonomiler üzerinde baskı unsurları olmaya devam ettiğini söyledi.

Son olarak, Arjantin'e ilişkin oluşan endişelerin, tüm gelişmekte olan ülkelere yönelik bir risk unsuru yarattığına işaret eden Erün, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dolayısıyla bu gelişmelerin ekonomimize ve bankacılık sektörümüze kredi büyümesi, faiz oranları, yurt dışı borçlanma olanakları gibi temel konularda etkisi bulunuyor. Ancak hem kendi deneyimi hem küresel dünyada oluşan gelişmelerin ekonomimize sirayeti ve doğabilecek sonuçları yönetme açısından sektörümüz oldukça tecrübeli. Geçen sene hareketliliğin arttığı dönemde gerek sektör gerekse ekonomi yönetiminin gösterdiği güçlü duruş ve bu tarz dönemlerden çıkarılan dersler ve tecrübeler, Türkiye'nin diğer gelişmekte olan ülkeler arasından pozitif yönlü ayrışmasını sağlayacaktır."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER