Moral Evi'nde hayata tutunmaya çalışıyorlar

- Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı iş birliğiyle kurulan Moral Evi'nde alzaymır hastaları, hayata tutunmaya çalışıyor - Hastalığı ilk ve orta düzeyde olan hastaların kabul edildiği merkezde, yaşlıların hayata tutunması ve alzaymırın ilerlemesinin durdurulması için zeka oyunlarından ahşap boyamaya ve müzik dinletisine kadar birçok sosyal çalışma yapılıyor

Moral Evi'nde hayata tutunmaya çalışıyorlar

GAZİANTEP (AA) - Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı iş birliğiyle kurulan Moral Evi'nde alzaymır hastaları, hayata tutunmaya çalışıyor.

Hastalığı ilk ve orta düzeyde olan hastaların kabul edildiği merkezde, yaşlıların hayata tutunması ve alzaymırın ilerlemesinin durdurulması için birbirinden farklı aktiviteler düzenleniyor. Zeka oyunlarından ahşap boyamaya ve müzik dinletisine kadar birçok sosyal çalışmanın yapıldığı merkezde, fizik tedavi ve spor faaliyetleriyle hastaların bedenleri de güçlendiriliyor.

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Tolay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, alzaymırın çağın vebası olduğunu belirterek, hasta ve yakınlarına destek olmak istediklerini söyledi.

Merkezin kentte büyük bir açığı kapattığına dikkati çeken Tolay, şunları kaydetti:

"Biz burayı alzaymır hastalarının ve yakınlarının buluşma merkezi olarak düşündük. Biz ataerkil bir toplumun evlatlarıyız. Yaşlılarımıza, annelerimize, babalarımıza bakmakla yükümlüyüz. Tabi evdekiler çalıştığı için bu insanlara ikinci bir çocuk gibi bakılması lazım. Onlara meşguliyet terapisi uyguluyoruz. Sosyal aktivitelerle beraber zamanlarını dolduruyoruz. Hayatla daha barışık hale getirmeye çalışıyoruz."

Tolay, alzaymırın iyileşmeyen, mezara kadar süren bir hastalık olduğunu ama yaptıkları çalışmalarla en azından ilerlemesini yavaşlatmayı amaçladıklarını ifade etti.

- "Hasta yakınları da nefes alıyor"

Bu hastalığın aileler için de çok zor olduğunu belirten Tolay, şunları kaydetti:

"Hükümetimizin sosyal destek anlamında çok büyük katkısı var. Vatandaş bir köprüyü, viyadüğü kullanabilir ama bir vatandaşın gönlüne dokunmak çok anlamlı unsurlar. Biz bu açığı kapattığımız için vicdanen çok rahatız. Gruplar halinde terapi uyguluyoruz. Özellikle hastanelerden alzaymır tanısı almış hastaları kabul ediyoruz. Hastalar buraya geldiği zaman hasta yakınları da biraz nefes almış oluyor. Hakikaten çok zor bir olay. Devamlı ihtiyaçlarını karşılamak evdekileri de yoruyor. Bu merkez sayesinde nefes almalarını sağlıyoruz. Bundan sonra ki planlarımız arasında hasta yakınlarını da sosyal anlamda hayatla barışık hale getirmek için projelere dahil etme hedeflerimiz var. Merkez 3 haftadır faaliyette. Daha çok yeniyiz. Bu projeyi yaparken 4 bin 800 alzaymır tanısı almış vaka vardı ama raporlu değillerdi. Bizim şu anda 30 raporlu hastamız var. Bin 500 kişiyle grup halinde çalışmayı planlıyoruz. Gelen talebe ve ilgiye göre planlar değişecek."

Hastalardan Yakup Uzun, emekli matematik öğretmeni olduğunu belirterek, "Burada çeşitli oyunlar oynuyoruz, işler yapıyoruz, boyama yapıyoruz. Ev ile cami arasında mekik dokuyordum. Başka bir şey yapmıyordum. Buraya oğlum getirdi. Çok mutluyum. Ramazandan sonra spor da yapacağız." diye konuştu.

Hatice Halil de 40 yıl önce Suriye'ye gelin gittiğini ifade ederek, "Savaş başlayınca 5 sene önce tekrar ülkeme döndüm. Vatanım daha güzel. 'Ne mutlu Türküm.' diyene. Burada çok mutluyum. Oyunlar oynuyorum, fizik tedaviye giriyorum. Allah buradakilerden razı olsun." ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER