17 yaşındaki yazılımcı Turkcell ile dünyaya açıldı

- Diyarbakırlı Cengiz Çiftçi kendi ürettiği uygulama "HiScience" (Merhaba Bilim) ile Turkcell'in yarışması "GNÇ Bi'Fikir"de Jüri Özel Ödülü'ne layık görüldü - Cengiz Çiftçi: - "Dağda odun toplamayı da öğrendim babamın yanında inşaatta çalışarak tesisatçılık yapmayı da. Ancak eğitim ile birlikte bu işleri yürütmek beni çok zorladı. Aynı anda saman taşıyıp kitap okuyamazsınız" - "İlk başlarda bilgisayarın nasıl açılıp kapatılacağını bilmediğim için düğmeyle açıp kapatıyordum. Hatta farenin nasıl tutulacağını bile bilmiyordum" - Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Barbaros Yiş : - "GNÇ Bi'Fikir yarışmamızın ilk yılında gençlerimizden 2 bin 500 başvuru alarak büyük ilgi gördük" - "Gerek dereceye giren gerekse yarışan projelerdeki fikirler gençlerimizin içindeki büyük potansiyeli bir kez daha gösterdi"

17 yaşındaki yazılımcı Turkcell ile dünyaya açıldı

İSTANBUL (AA) - ABDULKADİR GÜNYOL - Diyarbakır'da bir köyde yaşayan 17 yaşındaki Cengiz Çiftçi, geliştirdiği uygulama ile Turkcell'in düzenlediği yarışmada ödül kazandı.

Turkcell'in gençlere özel içerik ve teklifler sunduğu GNÇ uygulaması, geleceğin dünyasını tasarlayacak olan gençlerin içindeki girişimci ruhu ortaya çıkaracak "GNÇ Bi'Fikir" isimli bir yarışma düzenledi.

Yarışmaya Diyarbakır'dan katılan Cengiz Çiftçi geliştirdiği "HiScience" (Merhaba Bilim) uygulaması ile Jüri Özel Ödülü'nü kazandı. Geliştirdiği uygulama ile bilim, kültür, sanat meraklılarını tek platformda buluşturmayı hedefleyen Çiftçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada uygulamayla Türkiye'nin her yerinden genç yetenek ve yazarları bir araya toplamak istediğini söyledi.

Çiftçi, "Belli konular üzerinde tartışabileceğiniz bir platform bu. Aynı zamanda harita ile kim nerede, ne yapıyor bunları da görebilirsiniz. Örneğin siz benimle aynı yazılım programı ile ilgileniyorsunuz. Diyarbakır'a geldiniz diyelim, uygulama benimle aynı programı çalışan birinin benim yakınlarıma geldiğini haber vererek benim onunla irtibata geçmemi sağlayacak." diye konuştu.

Diyarbakır merkeze 2 saat uzaklıkta Geçit köyünde yaşayan Çiftçi, yazılımcı olmanın çocukluğunda beri hayali olduğunu söyledi. Çiftçi, "Köyde yaşamak benim gibi bir genç için epey zor aslında. İlkokuldan sonra iş hayatına atılıyorsunuz. Pek çok iş yapmak zorunda kalıyorsunuz. Dağda odun toplamayı da öğrendim babamın yanında inşaatta çalışarak tesisatçılık yapmayı da. Ancak eğitim ile birlikte bu işleri yürütmek beni çok zorladı. Aynı anda saman taşıyıp kitap okuyamazsınız." diye konuştu.


- "Farenin nasıl tutulacağını bilmiyordum"


Köyünde teknolojiye ulaşmanın çok zor olduğunu ancak kendisinin teknolojiye merakından dolayı bozuk eşyaları tamir ederek işe başladığını söyleyen Çiftçi, şunları söyledi:

"İlk bilgisayarla tanışmam emekli polis amcamın İstanbul'dan getirdiği bilgisayarla başladı. Ben anaokulundayken onlar yeni bir bilgisayar almışlardı. Eski bilgisayarlarını da bize göndermişlerdi. O bilgisayarın kasası ve ekranı çok büyüktü. Şu an bile hala taşıyamıyorum onu. Amcamlar bilgisayarı kurduğunda hem bir mutluluk hem de bir telaş vardı bende. İlk başlarda bilgisayarın nasıl açılıp kapatılacağını bilmediğim için düğmeyle açıp kapatıyordum. Hatta farenin nasıl tutulacağını bile bilmiyordum. Elim ilk defa fareye değmişti. Fakat bilgisayar eski olduğu için hiçbir şey yapamıyordum. Ofis programlarını bile birkaç saat içerisinde çalıştırabiliyordum. Kuzenimin köyde unuttuğu ofis programları kitabına bakarak ofis programlarını kullanmayı öğrendim."

Futbola olan ilgisizliğinin kendisinde kitap okumaya dönük bir avantaja dönüştüğünü anlatan Çiftçi, "İlkokuldayken iyi futbol oynayamazdım. O yüzden arkadaş çevremden hep dışlanmıştım. İlkokul hocam bunu fark etti ve beni kitap okumaya teşvik etti. Kitap okuma bende bir alışkanlık haline geldi. Hayal gücümü de kitaplara borçluyum. Araştırmayı her zaman severdim." diye konuştu.


- "İnternet kafede yazılımla ilgili makaleler okuyordum"


Yazılımı büyük oranda kitaplarda öğrendiğini aktaran Çiftçi, meslek seçimi konusunda kafasının çok karışık olmasına rağmen büyük girişimcilerin ortak özelliğinin yazılımcı olduğunu farketmesiyle yazılım mühendisi olmaya karar verdiğini belirtti. Çiftçi şöyle devam etti:

"Öğle araları internet kafede yazılımla ilgili makaleler okuyordum. Çok fazla araştırma yapıyordum ama öğrendiklerimi uygulayabileceğim donanımlı bir bilgisayarım yoktu. Bu sebeple ümidim de kırılıyordu açıkçası. Ancak tarlada çalışırken bile bir yazılım işi sürekli aklımdaydı. Fakat maddi olarak bunu yapacak konumda değildim. Üstelik bana teknik anlamda yardım edecek bir kişi bile yoktu çevremde. Eğitim ve iş hayatını sürdürürken yanına yazılımı da koymak çok zordu. 24 saat içerisinde benim bunları yapamayacağım çok açıktı.

Ben de yazılımı biraz daha ön plana çıkaracak şekilde bir planlama yaptım hayatımda. İlk olarak bu yılın mayıs ayında harekete geçerek ilk girişimim olan "Hi Science" projesini hayata geçirdim. Bu projeyi yaparken androide kaç kere silip kurdum. Hataların nedenlerini kitaplardan bularak düzeltmeye çalışıyordum. O hatayı çözebilmem için bana yardımcı biri lazımdı. Ama hatalarımı düzeltmeyi bile ya kitaplardan ya da internetten bularak çözmek zorunda kalıyordum."

"GNÇ Bi'Fikir" yarışmasında aldığı ödülün ardından Çiftçi'nin hedefleri büyüdü. İstanbul'da ya da İzmir'de üniversite okumak isteyen Çiftçi, yazılımla ilgili başka projelerini de bu şekilde hayata geçirmek istiyor.

Yarışmayla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Barbaros Yiş ise dijital dünyada çok fazla sermayeye ihtiyaç duymadan, parlak fikirlerle dünyada ses getirecek işlere imza atmanın mümkün olduğunu söyledi.

Yiş, şu değerlendirmede bulundu:

"GNÇ Bi'Fikir yarışmamızın ilk yılında gençlerimizden 2 bin 500 başvuru alarak büyük ilgi gördük. Dijitalleşmeyle birlikte gençlerimizin içindeki potansiyeli ortaya çıkarmak ve tüm gençlere fırsat eşitliği sunmak için amacıyla düzenlediğimiz yarışmamıza gençlerimizin bu denli ilgi göstermesi bizleri fazlasıyla mutlu etti. Gerek dereceye giren gerekse yarışan projelerdeki fikirler gençlerimizin içindeki büyük potansiyeli bir kez daha gösterdi.

Bu gençlerimizden dereceye girenlere Geleceği Yazanlar ve Arıkovanı gibi platformlarımızda yeni projeler üretmek için fırsatlar sağlayacağız. Ayrıca yarışmada finale kalan adaylardan şartları uygun olanlara Turkcell'de staj imkânı sunacağız. Yine bazı projeleri kendi dijital servislerimizde değerlendirmeyi planlıyoruz. Turkcell olarak gençlerimizi desteklemeye ve Diyarbakır'dan yarışmaya katılan Cengiz gibi nice gencimizin düşüncelerini hayata geçirmesine olanak sağlamak için bu tür etkinlikleri büyüterek devam ettireceğiz."




YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER