Midyat'taki Süryaniler İşid'i Protesto Etti

Midyat’ta Süryani vatandaşlar Işid terör örgütü saldırılarını protesto etmek için toplandı. Süryanilerin bütün kurum kuruluş ve temsilciliklerinin katıldığı gruba HDP Mardin Milletvekili Erol Dora ve DHP’liler destek verdi.

Midyat'taki Süryaniler İşid'i Protesto Etti

Işıklar Mahallesi otogar yanında bir araya gelen kalabalık grup taşıdıkları döviz ve pankartlar eşliğinde yürüdü. Grup, Süryanice, Kürtçe, Arapça;  ‘Yaşasın Halkların Kardeşliği’, ‘Şehitler Ölmez’, ‘Örgütlü hakl, özgür vatan’, ‘Hepimiz Haburuz’, ‘Yaşasın Habur Direnişi’, ‘Heryer Habur, heryer direniş’, ‘Kahrolsun IŞİD çeteleri’ ‘ Yaşasın Süsyani Asker Meclisi’ şeklinde sloganlar atarak Barış ve Kardeşlik parkına geçti.

Basın açıklamasına HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Gozarto Kantonu Ekonomi Bakanı Siham Kuryo, Süryani Komitesi adına Yuhanna Aktaş,  Süryani komitesi adına Tuma Çelik, HDP Midyat ve Dargeçit yöneticileri ile çok sayıda Süryani vatandaşların katıldığı  basın açıklamasında Suriye ve Irak'ta Işid örgütü tarafından, Süryani ve Asuri köylerine yapılan saldırılar lanetlendi.

Süryani komite adına Tuma Çelik’in yaptığı konuşmada; Ortadoğu bugün tekrar tarihin değişik dönemlerinde olduğu gibi dünyanın birinci gündemi haline gelmiştir. Çünkü bölgemizdeki gelişmeler bütün insanlığı etkileyen büyük bir krize dönüşmüştür. 2011 yılında Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da halkların özgürlük özlemiyle diktatörlere karşı başlatılan direniş, gelinen aşamada gerici zihniyete dayalı çetelerin karanlık emellerine kurban olmaktadır. IŞİD ve onun gibi insanlığa karşı suç işleyen örgütler bölgemizde ve dünyanın bir çok ülkesinde terör estirmekte, kan dönmekte ve soykırım yapmaktadırlar. işte böyle bir dönemde, 21. yüzyılda Süryani halkı kendi ana yurdunda tekrar saldırılara, katliamlara uğramakta ve din değiştirmeye zorlanmaktadır. IŞİD vahşet örgütünün sahip olduğu zihniyet 100 yıl önce 1915'te Mezopotamya ve Anadolu'da yaşayan kadim Hıristiyan halklara karşı yapılan soykırımcı zihniyetin bir devamı ve temsilcisidir. “dedi.

Çelik “ IŞİD 10 Haziran 2014 tarihinde Musul'u işgal ettikten kısa bir süre sonra Ortadoğu'daki Hıristiyanlara karşı düşmanlığını ilan etmiştir. Hıristiyanların önüne ya din değiştirme ya vatansızlaşma ya da cizye ödeme gibi insanlık dışı üç şarttı koymaktadır. IŞİD'in estirdiği terör kendisinden olmayan herkesi tehdit etmekte ve eline geçirdiği insanları katletmekte, işgal etiği yerleri de yakıp yıkmakta, müzeleri, kütüphaneleri tahrip etmektedir. 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal'de Ezidilere karşı yaptığı saldırıda sergilediği vahşeti de bütün dünya seyretti. Kobane'ye yönelik başlattığı etnik temizliğe ve buna karşı insanlık adına gelişen direnişe de herkes canlı bir şekilde tanıklık etti.”

Çelik’in konuşmasının satır başları şöyle;

-Uluslararası koalisyon güçlerinin Kürt, Süryani ve diğer halklardan askeri güçler IŞİD'e ağır darbeler vurarak bir çok yeri işgal etmesi engellenmişse de her fırsata değişik yerlere saldırarak insanları katletmektedir. Yaklaşık bir yıldır IŞİD Khabur nehri kıyısındaki bazı Asuri-Süryani köylerini işgal etmiş ve bu köylerde ağır tahribatlar yapmıştır. Hıristiyan dinine ait dini sembolleri ortadan kaldırmış ve halkı haraca bağlamıştır. Halkın eşyalarını çalarak ev ve iş yerlerini kullanılamaz hale getirmiştir. IŞİD her fırsata Irak, Suriye ve Lübnan'da Asuri-Süryani-Keldani-Arami halkına karşı saldırıya geçerek halkın göç etmesine ve bir çok yerleşim biriminin boşalmasına sebep olmuştur. 

-2015'in Şubat ayından itibaren Khabur nehri kıyısındaki Tel Tamer kasabasını ve diğer köyleri de ele geçirmek için ağır silahlarla başlattığı saldırı sonucu bazı köyler işgal edilmiş, bu köylerden kadın, çocuk ve yaşlı silahsız savunmasız yüzlerce sivili kaçırmıştır. Ancak IŞİD'in Khabur bölgesine yaptığı saldırı halkımıza karşı yaptığı diğer saldırılar gibi karşılıksız kalmamıştır. Çünkü Khabur'da Süryani Askeri Meclisi (MFS), Sutoro, Khabur Savunma Güçleri, YPG, YPJ ve Asayiş ortak bir direniş sergileyerek IŞİD çetelerinin ilerlemesini durdurmuşlardır. Sergilenen direnişte 8 Şubat 2015 tarihinde Süryani Askeri Meclisi komutanlarından Athro, 23 Şubat'ta da Süryani Askeri Meclisi'nden 3 savaşçı ve Khabur Savunma Güçlerinden bir olmak üzere toplam dört savaşçı kahramanca bir direnişten sonra şehit düşmüşlerdir. Ayrıca YPG güçlerinden de bir çok savaşçı Süryani Askeri Meclisi (MFS) ile omuz omuza aynı mevzilerde direnerek şehit düştü. Asuri-Süryani iki kadını da halkımızın savaşçılarıyla aynı mevzide IŞİD'e karşı direnerek esir düşmüşlerdir. IŞİD'in elindeki sivil esirlerden bazıları serbest bırakılırken geri kalanların akıbetinden şu ana kadar her hangi bir haber yoktur.

-Khabur direnişi Süryani halkının Kobanesi haline gelmiştir. Bunun için dünyanın dört bir yanındaki halkımız ayağa kalkmış şehitlerine ve IŞİD'in elindeki esirlere sahip çıkmaktadır. Khabur nehri kıyısında yaşayan halkımızın 1933 Simele katliamında ulusal değerlere ve direniş tarihine sahip çıkanlar olduğunu hatırlatırken, Khabur'da IŞİD'e ve onun destekçilerine büyük bir yenilgi yaşatacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın. 21. yüzyılda yeni soykırım zihniyetine karşı halkımız bütün imkanlarıyla direnecek ve ülkesini, değerlerini savunacaktır.

Khabur'da halkımız direnirken, Koalisyon güçleri Khabur bölgesinde IŞİD'in saldırılarını durdurmak ve yok etmek için operasyonlarına devam etmelerini ve Gozarto-Rojava kantonunun askeri güçlerine silah ve teknik yardımda bulunmalarını talep ediyoruz. Ayrıca Türkiye'nin Gozarto-Rojava kantonları üzerindeki ambargoyu kaldırıp insani yardım koridorlarını açmasını ve IŞİD'in Süryani halkına yönelik saldırılarına karşı çıkmasını bekliyoruz. Türkiye kamuoyunu da Süryani halkıyla dayanışmaya davet ediyoruz. Bütün Süryanileri de Khabur direnişine sahip çıkmaya, maddi-manevi yardımlarda bulunmaya, kendi topraklarını, onurunu büyük bir fedakarlık ve örnek bir direnişle savunmaya çağırıyoruz. “şeklinde konuştu.

Kaynak: www.AjansMidyat.com

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER